O öyle istiyor

tarafından
219
O öyle istiyor

Kararları doğru ve yerinde görmesi, yargının bağımsız olduğunu dile getirmesi için, kararların kendi isteği doğrultusunda verilmiş olması gerekiyor. Eğer böyle değilse; yani kararlar kendi istediği yönde değilse yargı vesayetçi bir tutum sergilemiştir. Bunun son örneğini Rahip Brunson davası ile Danıştay’ın “ Andımız” konusunda verdiği kararda açık bir şekilde gördük.  Birinde bağımsız yargı diğerinde vesayetçi bir tutumla, yetkiler aşılarak verilmiş bir karar dedi.  Üstelikte Danıştay kararını eleştirirken şöyle bir cümle de kullandı “Biz alkışlamak gerektiği zaman alkışlarız ama yanlış olduğu zaman da söylemek zorundayız. Millet yuhalaması gerektiği zaman bizleri yuhalıyor. Hesabı veren biziz.”

Bu sözlerin açılımı şudur. ” Benim istediğim şekilde kararlar verirsen alkışlarım, istemediğim şekilde kararlar verirsen millete yuhalatırım”   Sadece bu kadar da değil. Şöyle bir cümle de kurmuş” Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini hazırlamadan önce biz kalkıp Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ilgili de Danıştay’dan izin alacak, müsaade alacaksak. O zaman ben bu makamda durmayayım. Çekeyim gideyim. Kusura bakmayın da benim yanımda hukukçusu var, medeni hukukçusu var.”

Bence   “ O yanınızda olduğunu söylediğiniz hukukçuları hemen kovun, onlar ya hukuku bilmiyor ya da sizi bilerek  yanıltıyorlar”. Öncelikle bilinmesi gereken şey “Yargılama süreci devam eden bir dava hakkında görüş beyan etmek hukuka, adalete ve yargıya müdahaledir, üstelikte suçtur.”

Danıştay’dan izin alma konusuna gelince; böyle bir zorunluluk yok; ancak cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasaya ve hukuka uygun düzenlenmesi zorunluluğu vardır.

Yargı her zaman doğru kararlar vermeyebilir ; ancak yargının yanlış kararlarını düzeltme yolu bellidir. Konunun kamuoyunda tartışılması yargıya, adalete, hukuka olan güveni zedeler.  Oysa yargıya, hukuka, adalete güvenmeye her zamankinden fazla  ihtiyacımız var.