Barış, emek, demokrasi diyenler terör örgütünün hedefi oldu ne yazık ki! Ne yazık ki; 10 Ekim 2015’de Ankara Tren Garı önünde saat 10,04’de gerçekleşen intihar saldırısında tam 103 insan hayatını kaybetti. Bir anda bir ucubenin, birkaç dakika sonra da başka bir ucubenin kendini patlatmasıyla kan gölüne dönerken ortalık, feryatlar yükseldi meydandan, insanlık utandı; insan olmaktan…
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin “Savaşa inat, barış hemen şimdi”, “Acil barış, acil demokrasi“ çağrısıyla düzenlediği Emek, Barış, Demokrasi mitinginde on binlerce insan toplanmıştı meydanda. Tek istedikleri barış, emek ve demokrasi söylemlerini yükseltmek, seslerini gür bir şekilde duyurmaktı.
Teröre hayır derken masum insanlar, terör kurbanı oldular bir anda. Oysa ihbarlar yağıyordu. IŞİD saldıracak, intihar saldırında bulunacak diye dalga dalga söylentiler yayılıyordu. Yine de on binler yürüdü Ankara’ya. Teröre, terörizm tehditlerine aldırış bile etmeden. Biliyorlardı terörün en büyük silahı “ Korkuydu” ve onlar korkmadan yürüdüler o silahın üzerine…
Karanlık noktalar çok fazla, henüz aydınlatılmadı ya da aydınlatılamadı katliamın karanlık yönleri. Tarih ve zaman gerçekleri ortaya çıkaracak, suçluları bir bir yargılayacaktır ve bizlerin Barış, Emek, Demokrasi mücadelesi aksamadan sürecektir.
Barış, emek, demokrasi söylemleriyle parçalanan bedenleri saygıyla anarken terörün her türüne, her türlüsüne hayır diyoruz. Barış söylemleri arasında hayatlarını kaybeden insanlarımızı unutmadık, unutmayacağız diyoruz. Ve elbet gün gelecek katillerden, katillerin destekçilerinden hesap sorulacaktır diyoruz.
