Cumhuriyet Halk Partisinde başlatılan seçimli kurultay sürecinin sonuna gelindi. Yarın mesai bitiminde süre doluyor. Sürecin zamanlamasını, yöntemini, işleyişini tartışmanın hiçbir anlamı kalmadı. Hani derler ya “ Olan oldu”.
Şimdi, yapılması gereken şey sessizce sürecin sona ermesini beklemek ve çıkacak sonuca saygı göstermektir. Seçimli olağanüstü kurultay için imza toplamak ne kadar doğal ve demokratik bir hak ise olağanüstü kurultaya karşı çıkmakta o kadar doğal ve demokratik bir haktır. Hiç kimse bunun aksine iddia edemez; ederse ya demokrasi kavramını bilmiyordur ya da demokrasiyi araç olarak kullanmak istiyordur; yani istismar ediyordur.
Süreç eleştirilebilir, yöntem eleştirilebilir, işleyiş eleştirilebilir; ancak kimse sürecin sonunda ortaya çıkacak sonuca göre partiyi hedef alamaz, partiliyi hedef alamaz,“ Delegeyi aşağılayamaz, suçlayamaz” .
Şimdi, gerçek Cumhuriyet Halk Partililerin üzerine düşen şey en yakınındaki partilisinin elini tutmak” Bu ülke bizim, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak bizim görevimizdir. Çocuklarımıza özgür, çağdaş, demokratik bir ülke bırakmak zorundayız” demektir.
Ülke çok zor günler yaşıyor. İnsanlar gelecekle ilgili umutlarını yitirmiş durumda. Silkelenip ayağa kalkmanın zamanı çoktan geldi. Ulusal kurtuluş mücadelesini kazanmış bir toplumdan, bir devlet kurmuş siyasi partiden, partiliden beklenen şey safları sıklaştırarak mücadeleyi yükseltmektir. Yarın ki sonuç her ne olursa olsun, şimdiden hayırlı olsun. Unutmayalım bu ülkenin Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı var. Bu ülkenin Cumhuriyet Halk Partililerine ihtiyacı var.
