Haksız da değiller hani…

tarafından
221
Haksız da değiller hani…

Cumhurbaşkanı, başkanlık hayalini gerçekleştiremeyeceğini fark etmiş durumda; bunun içinde her geçen gün biraz daha gerginleşiyor, her geçen gün biraz daha saldırgan üslup kullanıyor. Kime karşı ya da kimlere karşı mı? Kendisinden başka herkese… Eminim ki; şu an çevresinde olan herkes aynı fikirdedir. Beraber yürüdüğü yol arkadaşlarından, danışmanlarına, korumalarından, saray hizmetlilerine kadar.

Bu durum öylesine belirginleşti ki; hani sokakta yürürken karşınızdan biri geliyordur, her hareketi, her davranışı fauldür “Halk deyimiyle”. Önündeki çakıl taşına tekme atar, yerlere tükürür, sağına soluna tacizkar bakışlar atar, kendi kendine bir şeyler söylenir; ama kimse bir şey anlamaz. Sokağa girdiğinize, gireceğinize bin pişman olur, bir an önce oradan uzaklaşmak istersiniz. İşte tam da bu durum; maalesef bu ülkenin cumhurbaşkanı, bu durumda… İnsanlar boşuna sıkıldık senden, tamam, yeter artık git gibi sözlerle şarkılar bestelemiyor. Gerçekten bu halk sıkıldı artık. Sağa sola saldıran, ona buna hakaret eden, herkese efelenmeye kalkan bir cumhurbaşkanı istemiyor. Geçmişte bu tür davranışları prim yaptı, kendisini cumhurbaşkanlığına kadar da taşıdı; ama artık istenmiyor.

İnsanlar her şeyden önce kendi ile barışık, çevresiyle ilişkileri iyi, yapıcı, birleştirici liderler arıyor. Herkese barış elini uzatacak, huzur vadeden liderler istiyor. Özellikle de tutarlı liderler istiyor. Özüyle sözü bir, sözüyle yaptıkları bir liderler istiyor. Hani tabiri caizse “ Hocanın dediğimi yap, gittiğim yoldan gitme” sözüne aldıran yok. Dediğin de bir olacak gittiğin yol da…

Avrupa ile ilişkilerimiz geliştirilecek, AB’ye tam üyelik hedefimiz diyeceksin. Öte yandan AB’ye üyelik bizim sorunumuz değil, bunlar zaten Hristiyan birliği, bizi almazlar diyeceksin. Dünya ile özellikle de komşularımız ile barışık olacağız diyeceksin, ABD Suriye’yi vurdu mu alkışlayacak, İsrail Filistin’i vurdu mu yuhalayacaksın; ama ilişkilerini de hiç bozmayacaksın. Demokrasiye sahip çıkacağız, hukuk devleti olacağız, basın özgürlüğü geliştirilecek diyeceksin; İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye katılacak, programcının “ Kazanamazsanız ne olacak?” sorusuna bile tahammül edemeyerek “Bu soruyu bize niye sordunuz? Daha iyi işte, eğer kazanmama durumumuz söz konusuysa, kazanacak olanlar zil takıp oynarlar, rahat olun. Batı’da siz de rahat olun, hele hele BBC çok rahat olsun. “diyeceksin.

Yok, bu kez olmaz. Bitti artık, yolun sonu görülüyor. Hani her şeyin bir yakışanı vardır derler ya işte öyle… Yakışmıyor artık bu ülkeye…