Ölüme gülerek giden, giderken tam bağımsız Türkiye diyen; kaç insan tanıdınız? Var mı hatırladıklarınız? Hani hayatlarının en güzel yıllarını ülkesinin bağımsızlığına adayan; Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum diyen kaç insan tanıdınız? Darağacına çıkarken ayakları titremeyen; gür sesiyle “ Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! Kahrolsun Emperyalizm! “diyen kaç insan tanıdınız?
Ne genç yaşta ticarete atıldılar, ne de mal, mülk, gemicik sahibi oldular. Öyle başka ülkelerde, başka adalarda şirketler de kurmadılar. İkbal beklentileri olmadı, gelecek korkusu hiç yaşamadılar. İstedikleri tek şey vardı; onun uğrunda ölüme yürüdüler. Tam bağımsız Türkiye dediler.
İdam edilmelerinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Onları idam ederek öldürdüklerini düşünenler aslında onları ölümsüzleştirdiklerini yıllar sonra fark ettiler. İdamlarını savunan, mecliste onaylayan birçok kişi yıllar sonra da olsa “ Bir hataydı” dediler. Evet, bir hataydı! Karanlık bir gece, kara bir lekeydi tarih sayfalarında…
Onlar idam sehpalarına gülerek çıktılar ve bakmadılar bile cellatlarının yüzüne; yürürken ölümün üzerine. Haykırdılar son nefeslerinde “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Yaşasın işçiler, köylüler!”
Darağacında üç fidan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan. Deniz Gezmiş İle Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan ise 23 yaşındaydı. Kısacık yaşamlarını armağan ettiler bu ülkeye, ülkenin geleceğine. İdamlarını lanetliyorum ve selam olsun inançlarına, selam olsun mücadelelerine diyorum. Ruhları şad olsun.
