Vereceksin eline gazeteyi; oku bakalım, diyeceksin. Oku da gör. Sonra soracaksın; neymiş? Vallahi de billahi de alacağın cevap şu olur; onlar gazeteci değil ki… AKP ile birlikte ne yazık ki böyle bir kitle oluştu. İktidarın yaptığı her şeyi alkışlayan, her şeye gözü kapalı bravo diyen…
Sen ne dersen de, o bildiğinden şaşmıyor. Önüne belgeler seriyorsun; sahte bunlar, sahte diyor. Ses kayıtları dinletiyorsun; montaj bunlar montaj diyor. Yolsuzluklar ortaya çıkarılıyor; kumpas kurulmuş ,darbe yapılmak istenmiş diyor. Demokrasi, hak, hukuk adalet diyorsun, basın özgürlüğü diyorsun; bunların hepsi var, olmasa sen yazabilir misin diyor.
Böyle tiplerden uzak durun, ruhsal yapınızı bozarlar vallahi. Adama diyorsun ki; demokrasilerde bir belediye başkanı ( kim ve hangi partiden olursa olsun) mahkeme kararı olmadan görevden alınamaz, alınırsa adı demokrasi olmaz; adam dönüyor türbanlı öğrencilerin üniversite kapısından döndürüldüğünü, ikna odalarını unutmadık diyor. Adamda ki algı yeteneğine bakar mısınız nasıl bir bağ kuruyor?
Diyorsun ki bak CPJ bir rapor hazırlamış, Aralık 2017 itibarıyla dünya çapında 262 gazeteci hapisteymiş, bunun 73 tanesi Türkiye’deymiş, Türkiye dünya sıralamasında da birinci sıradaymış. Adam pişkin pişkin; onlar ülkemizi çekemeyenler, teröristleri gazeteci gibi gösteriyorlar diyor… Pes vallahi,pes artık…
CPJ nedir bilmez; ama terörist yandaşı ilan eder. Yahu raporu hazırlayan CPJ; yani Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi. Bunların teröristlerle ne ilgisi olabilir? Uluslararası resmi kayıtlar üzerinden yaptığı araştırma sonuçlarına göre Türkiye 2016’da olduğu gibi yine birinci olmuş. Dünya çapında tutuklu gazeteci sayısı en yüksek ülke Türkiye çıkmış. En yakın rakibine; yani Çin’e neredeyse iki katı fark atmış. Oku bakalım; ne diyor raporlar?
