Ne yazık ki düşündüğü, ifade ettiği gibi değil. Konu asla kapanmamıştır, asla da kapanmayacaktır. Ne mahkeme dosyalarında, ne de vicdanlarda.
Ülkende yaşanan rüşvetlere göz yumar, yasa dışı ilişkileri görmezden gelir hesap sormazsan onlarla birlikte senden hesap sorulur. Nitekim hesap sorulmaya da başlandı. Bu işten “Bu konu bizim mahkemelerimizde görüşülmüş ve kapanmıştır diyerek de kurtulunmaz,kararları bizleri bağlamaz, bizler için bir şey ifade etmez diyerek de kurtulunmaz
Bugün ABD mahkemesinde itirafçı olan Reza Zarrab ile birlikte yargılanan eski bakanların, bürokratların mahkûmiyeti ülkeyi her alanda zora sokacaktır. En basit mahkûmiyet kararı sonrasında İnterpol devreye girince ne olacak? “Vermem” diyebilir misin? Halk Bankası için kesilecek para cezalarını “Ödemem” diyebilir misin? Bu iş öyle meclis kürsüsünde, kendi milletvekillerinin önünde şov yapmaya benzemez. Ekonomi zaten can çekişiyor, olası yaptırımlarda ülke insanı ekmek bulamaz hale gelir.
Tabii bir de işin itirafçılık yönü var. Reza Zarrab itirafçı oldu paçayı kurtardı ya da çok cüzi bir cezayla kurtaracak. Peki diğer sanıklar ne olacak? Ya bunlardan da “ Ben aptal mıyım, gidip ABD cezaevlerinde çürüyeyim, anlaşırım ABD’li savcılarla anlatırım her şeyi, kurtarırım paçamı” derse, ne olacak? Malum bunlar bürokrat ve bakan öyle tek başlarına bu kadar rüşveti alamazlar, değil mi? En iyisi sağlık bahanesiyle istifa edip bir kenarda sessizce oturmak. En azından ülke yaptırımlardan kurtulur.
