Cumhuriyetin ilanından 94 yıl sonra görev yeri değişen bir vali, atandığı valilik kapısında İsmail Ağa Cemaati mensupları tarafından karşılanıyor, makamına kadar tekbir sesleriye eşlik ediliyor, makamında da uzun uzun sohbetler ediliyor. Bu durum gayet rahat bir şekilde de basına servis ediliyor. (Varsa bir yanlışlık ya da yanlış anlaşılma, yanlış haber vs tekzip etsinler.)
Sakarya iline atanan Vali İlhan Balkanlıoğlu’ndan bahsediyorum. Hani eski Adana valisi, hani şu vatandaşa gavat diyen ,sonra değiştirerek gavas dedim diyen, hani şu Adana’nın kurtuluş günü olan 5 Ocak kutlamalarını ,protesto korkusuyla Adana halkına yasaklayan vali vardı ya işte onun yerine , Afyon Valisi İlhan Balkanlıoğlu atanmış. Biliyorsunuz adı geçen vali MİT TIR’ları nedeniyle terfi beklerken Sakarya valisi olarak atanmıştı. 15 Temmuz darbe girişiminde de elinde otomatik tüfeklerle poz vermiş, darbe girişimine karşı üstün başarı sağlamıştı(!) Yine olmadı. Yine terfi beklerken merkez valiliğine çekildi. Gerekçe de FETÖ kuşkusu… Şimdi onun yerine atanan vali de cemaatçi gibi görülüyor;ama FETÖ’cü değil İsmail Ağa Cemaati. Ne değişti ? Bir cemaat bu ülkenin başına ne işler açtı , şimdi devlet başka bir cemaate kucak açtı…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasında yazdığı gibi Laik bir devlettir. Devletin kurumları herhangi bir cemaatin mensuplarına bırakılamaz. Herhangi bir cemaat devlet tarafından korunup kollanamaz. Aksi olursa korunup kollanan, devletin kurumlarına yerleştirilen o cemaatler yeterli güce ulaştığını düşündüğü anda devlet yönetimine el koymak isterler. Tıpkı FETÖ’de olduğu gibi…
Bir devletin şeriatla yönetilmesi gerektiğine inanan cemaatlerin ne işi var devlet kurumlarında? Kediye ciğer teslim etmek değil mi bu? Onların derdi cumhuriyetle, onların derdi laiklikle, onların derdi Mustafa Kemal Atatürk’le değil mi? Neden FETÖ’den ders alınmıyor? Neden aynı hatalar devam ediyor? Yeni bir ” Allah af etsin inanmıştık” dalgasını kaldırabilir mi bu devlet? Adı geçen vali derhal açığa alınmalı ,valilik kapısında tekbir sesleriyle karşılayan kişilerin kimler olduğu tespit edilmeli, vali ile olan ilişkileri araştırılmalıdır. O karşılama törenini kim ya da kimler organize etmiş, kimler basına servis etmiş tek tek belirlenmelidir. Tabii ki anayasasında yazdığı gibi laik bir devlet isek.
