Tam 160 yıl önce yakılarak katledilen 129 emekçi kadını anmak için yola çıkmışlardı. Şiirler okuyacak, marşlar söyleyeceklerdi; Ankara’da Kadın İşçileri 22. Büyük Kurultayında, olmadı… Umutları yarım kaldı, öfkeleri gibi…
Gülme, koşma, konuşma, otur evinde dolaşma gibi söylemlerle evlerine hapsedilmeye çalışılan kadınlar; başbakan tarafından itaat et rahat et denilen kadınlar tüm bu söylemlere inat şarkılarla, türkülerle çıkmışlardı yola. Buluşacaklardı “Türk-İş Emekçi Kadın Buluşması” etkinliğinde Ankara’da, olmadı…
Yürekler yandı; kimi gözü yaşlı eş, kimi ana baba kardeş, kimi de öksüz çocuklar bıraktı geride. Merak ediyorum; bir kadın öldüğünde ya da öldürüldüğünde neden acaba sorusu soranlar bu kez ne düşünüyor? Hani bir akşam tacize, tecavüze uğramışsa “ ne işi var orada, o saatte?” sorusunu soranlar. Hani kuytu bir köşede saldırılmış ise acımasızca ya da herkesin ortasında peş peşe indirilmişse bıçak darbeleri” ne yapmış ki? “ diyenler. Hani bir kurşun dağıtırken beynini “ kim bilir ne oldu da…?” diyenler ne diyecek bu kez? Ne diyorlar? Gerçekten merak ediyorum bunu? Ne işleri vardı Ankara yollarında mı diyorlar? Neden kocalarından ayrı yola çıktılar sorusunu mu soruyorlar?
Aslında çok da önemli değil onun ya da onların ne düşündüğü. Kadınlar yine kadın. Yine tarlada, fabrikada, çarşıda, pazarda hayatın her yerinde; hayatı var etmeye, hayatı sürdürmeye, hayatı güzelleştirmeye devam ediyorlar. Ankara yolunda hayatını kaybeden Türk Metal Sen Sendikası Bursa Şubesi 7 kadın üyesi ile birlikte emek mücadelesinde hayatını kaybeden tüm kadınlara rahmet diliyor, mücadelelerini sürdüren kadınlara saygılarımı sunuyor “hayırlı” yarınlar diliyorum.
