Çok sürmez gibi görülüyor; yakında kavga başlar. Belki de başladı bile ,kim bilir? Sözünü ettiğim kavga ” evetçiler” ile ” hayırcılar ” arasında değil; evetçiler ile evetçiler arasında. Neden mi? Çünkü bekledikleri sonuca ulaşamayacakları belli olmaya başladı. Ellerinde kağıt kalem; senin şu kadar oyun var, benim bu kadar oyum var, onların o kadar oyu var şeklinde hesap yaparak ,millet iradesini hesaba katmadan yola çıkanlar, halk deyimiyle “duvara toslamak ” üzere olduklarını anlamaya başladılar.
Bugüne kadar yapılan anketlerin sonuçlarına göre ” hayır” oyları yüzde elli sekizin altına düşmüyor. Bu durum ” evetçilerin” bütün hesaplarını alt üst etmiş oldu. Örneğin MHP genel başkanlığında sıkıntılı bir süreç yaşayan ve bu sıkıntılardan kurtularak genel başkanlığını güvenceye almak adına ülke gündeminde hiç yer almayan anayasa değişiklik paketini ülke gündemine taşıyan Devlet Bahçeli, siyasi kariyerini noktalamak üzere. Aynı şekilde başlangıçta Devlet Bahçeli’ye övgüler düzen Recep Tayyip Erdoğan ile AKP hükümeti ” bu derdi başımıza sen açtın,gündemimizde yoktu” diyerek Devlet Bahçeli’yi suçlamaya başlayabilirler. Çünkü muhtemel ” hayır” oyları ” Recep Tayyip Erdoğan hiç bir seçimde yenilmedi, AKP hiç bir seçimi kaybetmedi” algısının yıkılmasına neden olacak ve erken seçim sürecini başlatacaktır.
Evet, her insanın demokrasi, özgürlükler, ekonomik refah gibi kandırmaca söylemler ile kabul ettirilmeye çalışılan çağ dışı anayasa değişiklik paketinin gerçek amacını bilme ve öğrenme hakkına sahip olduğu düşüncesinden hareketle şehir şehir, ilçe ilçe, köy köy,sokak sokak gerçekler anlatılmaya , anayasa paketinde yer alan tuzak değişiklikler bir bir açıklanmaya devam edilmelidir. Tıpkı mayın tarlasında mayın temizler gibi…
