Düşünmeli, sormalı, sorgulamalı
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun partisiyle ilgili olağanüstü kongre kararı almasının ardından yapılacak olağanüstü kongrede aday olmayacağını açıklamasıyla birlikte başlayan süreçte görüş ayrılıkları da belirginleşmeye başladı.
Birinci grup Recep Tayyip Erdoğan böyle istedi ne var, bunda? Genel başkan seçtiren o değil mi? Öyleyse değiştirmesi de normal diye düşünenler. İkinci grupta böyle saçmalık olmaz, anayasaya göre suç işlenmiştir, devlet geleneği yıkılmış, demokrasi yok edilmiştir diyenler. Üçüncü grup ise tamamen sessiz kalıp süreci izleyenler.
Evet, özetlemek gerekirse durum bu.
1- Normal karşılayanlar
2- Karşı çıkanlar
3- Sessizce süreci izleyenler.
Normal karşılayanların gerekçelerini okuduğunuzda, dinlediğinizde karşınıza düşünmeyen, sormayan, sorgulamayan, tereddütsüz onaylayan bir profil çıkıyor. Bu grup için konunun yasal, anayasal yönü önemli değil. Konunun nedeninin hiç bir önemi yok. Konunun devlet geleneği, siyasi nezaket ile ilgisi akıllarına bile gelmiyor. Demokratik bir yöntem olup olmadığı ise hiç düşünülmüyor. Recep Tayyip Erdoğan böyle istemişse, böylesi doğrudur diyorlar.
Karşı çıkanlar ise bambaşka bir profil çiziyorlar. Her şeyden önce siyasi görüş ve düşünce yapısı olarak AKP’ye ve Ahmet Davutoğlu’na tamamen uzak çevrelerden oluşuyorlar. Onlar konuya tamamen hukuki, ahlaki açıdan yaklaşıyor; sürecin yasaya, anayasaya aykırı geliştiğini belirtiyor, anayasal suç işlendiğine vurgu yapıyorlar. Üstelik nedenlerini düşünüyor, soruyor, sorguluyorlar. Yaşanan sürecin yasalara, anayasaya aykırı olduğu gibi devlet geleneğine, siyasi ahlaka uymadığını, demokrasi ile bağdaşmadığını düşünüyorlar.
Birbirlerinden tamamen farklı düşünen iki grup; yani Ahmet Davutoğlu’nu istifaya götüren süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rolünü kabul eden ve onaylayanlar ile tamamen reddeden ve karşı çıkanlar arasındaki temel anlaşmazlık konusu “düşünme ya da düşünmeme ” üzerinde yoğunlaşıyor. Onaylayanlar düşünmeden kabul ediyor. Reddedenler ise her yönüyle düşünüyor ( hukuki, ahlaki, devlet geleneği vs)
Düşünen ile düşünmeyen grupların birbirlerini anlaması mümkün olmadığı için de aralarında kısır tartışmalar yaşanıyor. Sonuçta iş dönüp dolaşıp size gelecek; yani halka gelecek. Şimdiden düşünmeye, sormaya, sorgulamaya başlayın; çünkü düşünen, soran, sorgulayan insanların vereceği en kötü karar dahi düşünmeden, sormadan, sorgulamadan verilecek karardan çok daha iyi olacaktır.
