Kaybedecek zaman yok!

tarafından
248
Kaybedecek zaman yok!

564Kaybedecek zaman yok!

AKP’nin önceki gün  gerçekleştirdiği sözde olağanüstü kongrenin yasal olmayan, demokrasi kültüründen uzak bir çok davranışın bir arada gösterime sunulduğu şova dönüştüğünü şaşkınlıkla izledik.  Demokrasi anlayışının yozlaştırılmasından tutun da demokratik kazanımların araç olarak kullanılmasından, özgürlükler adına suçların meşrulaştırılma çabasına kadar her tür davranışın sergilendiği olağanüstü kongre ülkenin gelecekte yaşayacağı sıkıntılı günlerin habercisi oldu.

Sistemin nimetlerinden faydalanarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan cumhurbaşkanının, sistemle sorunlu hale gelmesini, devlet yönetim mekanizmasının tıkanmasıyla açıklamaya çalışan çarpık zihniyetin oluşturduğu “yasa dışı arayışların”  olağanüstü kongrede başta yeni genel başkan olmak üzere tüm delegeler tarafından kabul görmesiyle, mevcut parlamenter sisteme karşı işlenen topyekûn suça dönüştüğünü hep birlikte gördük. Ortaya çıkan bu tablonun yaratacağı gerilimler kaçınılmaz noktalara doğru taşınmaktadır.  Gelişmiş demokratik hukuk devletlerinde görülemeyecek bu durumun, toplumsal tahribat oluşmadan aşılabilmesi adına başta muhalefet partileri olmak üzere demokratik kitle örgütleri, emek örgütleri, meslek odaları derhal harekete geçmelidir. Yasal, anayasal görev ve yetki sınırlarını  hiçe sayan bir cumhurbaşkanı ile ona kayıtsız şartsız biat ederek, taleplerini emir kabul eden bir hükümetin ülkeyi sürükleyeceği noktanın karanlık hem de kapkaranlık olduğu gerçeğiyle birlikte , Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel yapısını oluşturan mevcut parlamenter sistemin ve önünde siper olduğu laik demokratik hukuk devleti kavramlarının açık tehdit altında olduğu kamuoyuna net ve anlaşılır bir dille anlatmalıdır.

Kaybedilecek zaman yoktur. Yasal ve anayasal görev ve yetkilerini sürekli aşan cumhurbaşkanı ile ona sınırsız itaat eden hükümetin, sahip olunan cumhuriyet kazanımlarını yok etme amaçlı attığı adımları demokratikleşme, etkin devlet yönetimi, verimli kamu hizmetleri gibi masum söylemler ile perdelemeye çalıştığı gerçeği unutulmadan konunun önem ve ciddiyetini kavrayan herkes ile bir araya gelinerek mevcut tehlike ortadan kaldırılmalıdır. Tabii ki Atatürk devrimlerinden uzaklaşarak cumhuriyet kazanımlarını kaybetmek, tarihin karanlığına yeniden dönülmek istenmiyorsa…