Nankörlüğün böylesi…

tarafından
248

564Nankörlüğün böylesi…

Dün günlerden 19 Mayıs 2016 idi. Ve biz dün, Türk toplumunun kanlı bir süreç sonrasında kazandığı ulusal kurtuluş mücadelesinin ürünü  “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “ve “onun kurucu iradesi ile kuruluş felsefesini oluşturan Atatürk devrimlerini “içine sindirememiş bir cumhurbaşkanı ile onun izinden giden  bir AKP hükümeti gördük.

Sarayında gençleri ağırlayarak tarihin derinliklerine gömülen Osmanlı Devleti’nin kazanılan/kaybedilen savaşları ile dünya tarihinde işgalci emperyalist devletlere karşı ilk kez zaferler kazanılan ulusal kurtuluş savaşlarını eşitlemeye; Osmanlı padişahlarını Mustafa Kemal Atatürk ile eş değer yapmaya, Cumhuriyeti ise “Osmanlı’nın devamı “olan bir süreç gibi göstermeye çalışan, ardından da partisi AKP’nin icraatlarını sıralayarak hedeflerini anlatan adeta cumhuriyete ve devrimlere sırtını dönmüş bir cumhurbaşkanı gördük.

Keza cumhurbaşkanı istediği için, cumhurbaşkanının istediği kişiyi yeni genel başkan adayı olarak belirleyen AKP’nin dünkü tutumu da cumhurbaşkanından farklı değildi. Sözde kurultay öncesi yapılan temayül yoklamasının sonucunun açıklanmasını öne almak, o kutlu mücadele ateşinin yakıldığı gün olan 19 Mayıs 1919’u gölgede bırakmak çabasından başka bir şey değildir. Tıpkı milletvekili dokunulmazlık önerisinin 1. oturumunun 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın hemen öncesinde, karar oturumunun da hemen sonrasında yapılması gibi… Amaç bellidir. Her milli bayramda olduğu gibi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da ikinci plana atmak hatta gündem tamamen düşürmektir.

Ne güzeldir ki; bulundukları makamları, elde ettikleri güçleri, sahip oldukları olanakları borçlu oldukları “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni” ve “onun kurucu iradesi ile kuruluş felsefesini oluşturan Atatürk devrimlerini” içine sindiremeyen güruhun varlığına ve her tür olumsuz çabasına rağmen insanımız kurtuluş mücadelesinin ateşinin yakıldığı ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün  ” doğum günüm dediği” 19 Mayıs günü meydanlara indi. Meydanlar ” Mustafa Kemal’in Askerleriyiz ” sesleriyle inledi.

Valilerin kuru blöfleri, IŞİD’in sahte tehditleri tutmadı. Toplum Türkiye laiktir, laik kalacak sloganlarıyla laik, demokratik, parlamenter sistem düşmanlarına mesajlarını yeniledi.  19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kuru cümlelerle geçiştiren Mustafa Kemal Atatürk adını zikretmekten kaçınarak Gazi Mustafa Kemal ile yetinenler bilmelidir ki; bu toplum ne Mustafa Kemal Atatürk’ten ne de onun devrimlerinden asla vazgeçmeyecektir!