Sarayda düzenlenen “Devlet Övünç Madalyası Töreninde ” bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yine milletin ortak değerleriyle oynadı. Yine insanları ötekileştirdi. Yine ayrıştırdı. Bulunduğu makam itibarıyla herkesi, her kesimi kucaklamak, haklarını gözetmek, sorunlarına sahip çıkmak zorunda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunun tam tersini yaparak düşmanca bir üslupla, hamasi konuşmalar yapmaya devam etti.
“Güneydoğuda temmuz ayından bu yana 300’ün üzerinde şehit vererek bu toprakların vatanımız olduğunu dosta düşmana bir kez daha göstermiş olduk. Bu kazanç var ya öyle bir büyük kazançtır ki ancak Çanakkale ile Kurtuluş Savaşı ile mukayese edebiliriz” diyor.
Bu sözlere söylenebilecek tek şey var; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çanakkale Savaşları ile Kurtuluş Savaşı tarihini yeniden hatta birkaç kez daha okumalıdır. Çanakkale Savaşları ile Kurtuluş Savaşları emperyalist ülkelerin işgallerine karşı bir toplumun ordusuyla, halkıyla, kadını, erkeğiyle, yaşlısı, genciyle topyekûn verdiği bağımsızlık savaşlarıdır. Bu savaşlarda canları pahasına ülkesini savunan insanların arasında güneydoğu insanının ataları da var. Bugün orada devlet ile PKK arasında kalmış gençlerin, bugün orada evleri başlarına yıkılmış, sadece güneydoğuda yaşıyor olmanın yarattığı mağduriyetlerin altında ezilen insanların dedeleri de var. Emperyalist düşmanları birlikte yendik. Bu ülkeyi işgalden birlikte kurtardık. Cumhuriyeti birlikte kurduk.
Güneydoğuda terör ve terörizme karşı sürdürülen mücadeleyi Çanakkale Savaşları’na dahası Kurtuluş Savaşlarına benzetmek ve o bölgeyi işgalci emperyalist güçlerin işgalinden kurtarmakla eş tutmak cahillikten öte bir şeydir.
Bu sözleri söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin mevcut cumhurbaşkanı değil mi? Son üç dönemin başbakanı değil mi? Toplam da on dört yıldır bu ülkenin yönetiminde söz sahibi değil mi?
Bu ülkenin güneydoğusu PKK’nın işgalindeydi de Temmuz 2015 tarihine kadar fark edemedi mi? Güneydoğunun bu ülkenin vatan toprakları olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak için Temmuz 2015’i neden bekledi? Bugün yok edeceğiz, imha edeceğiz dediği PKK ile defalarca anlaşmalar yapan hatta çeşitli konularda mutabakat düzenleyen kendisi değil mi? Artık analar ağlamayacak sorunu biz çözeceğiz dedikten hemen sonra kandırıldık, barış sürecinde güneydoğuyu silah deposuna çevirdiler, valilere operasyon yapılmayacak şeklinde verdiğimiz talimatı istismar ettiler diyen kendisi değil mi?
Şimdi nasıl oluyor da şehit yakınlarının, gazilerin gözlerinin içine bakarak terörle mücadelenin Çanakkale Savaşları ile Kurtuluş Savaşlarından farkı yoktur diyebiliyor? Eğer o bölgede verilen mücadele işgale karşı ise o bölgenin işgal edilmesine kim göz yumdu?
Kurtuluş savaşları bu ülkenin yurttaşlarının “birlikte yaşama inancı ve kararlılığını” sürdürmesindeki en önemli etkendir. Kurtuluş savaşları bu ülkenin farklı etnik kökenden gelen, farklı dini inançlardan oluşan, farklı kültürlerde yetişmiş insanların ortak onurudur! Kurtuluş savaşları bu ülkenin yurttaşlarının tamamının gururudur! İç politikalara, siyasi ihtiraslara malzeme yapılamaz! Kurtuluş Savaşları ayrıştırma, ötekileştirme, yok sayma gibi eylem ya da söylemlerin üzerlerini örtmek için karşılaştırmalar yapılacak bir basit bir tarihi olay değildir!
Dünyanın ezilen, sömürülen, yok sayılan milletlerin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin ilham kaynağını oluşturan, sonsuza kadar onurunu taşıyacak olduğumuz Ulusal Kurtuluş Mücadelemiz uğruna şehit düşmüş, gazi olmuş, savaşmış insanlarımıza şükran duyuyor, başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin, gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. Çanakkale Savaşlarının 101. Yılında tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.

