
Geçtiğimiz günlerde alışık olmadığımız bir görüntü televizyon ekranlarına yansıdı. Ve o günden beri Türkiye’nin bir numaralı gündemi haline geldi.
Neydi bu görüntüler hatırlayalım.
Organize suç örgütü lideri olduğu iddia edilen bir şahsa karşı yapılan polis
operasyonu adeta canlı yayın eşliğinde tüm Türkiye’ye hatta tüm dünyaya
sunuldu, üstelik sesli olarak. Üstelik operasyona katılan polislerin rütbeleri
açıklanarak ( Üst düzey denildi) yüzleri gizlenmeden.
Gözaltına alınan şahıs yere yatırılarak elleri arkadan kelepçelenirken “ Başıma basıyorsunuz” diye bağırıyordu. Şahsın başına basan polis de kameralara bakarak “ Daha dur nerelerine basacağız!” diye bağırdı. Anlayacağınız tüm Türkiye’nin hatta tüm dünyanın gözü önünde şahıs işkence göreceği konusunda tehdit edildi.
Şimdi, yere yatırılıp elleri arkadan kelepçelenen, başına basılarak tehdit edilen kişiyi savunacak değilim, o konu avukatını ve hukukçuları ilgilendirir. Ancak hepimiz biliyoruz ki bu tip operasyonlarda, bu tür görüntüler basına verilmez, operasyona katılan polislerin yüzleri, sesleri, rütbeleri kamuoyuna servis edilmez.
Bu durumu isteyen istediği gibi algılayabilir. Bana göre birilerine mesaj,
birilerine gözdağıydı bu olay. Bu şahısla irtibatlı olduğu düşünülen herkes
ayağını denk alsın mesajıydı bu. Polis camiası, askeri çevreler, yargı çevresi, siyasiler herkes. Bu şahısla irtibatlı olduğu düşünülen en tepedeki siyasi kişinin adının sürekli gündemde tutulması ise nihai hedefin aslında kim olduğunu gösteriyor.
Bu hedef Cumhur İttifakını bitirebilir. Bu işin sonunda birileri ya ittifak devam ediyormuş gibi davranıp , tamamen etkisiz eleman olarak biat edecek ya da kafa tutarak erken seçimi zorlayacak. Her iki seçenek de mümkün.
Çünkü hedefteki siyasiler hükümet ortağı ve bakanlık yapmış kişiler; yani onların elinde de iktidarı zora sokacak çok fazla sayıda kanıt var, belge var.
Operasyonlar bu şekilde devam ederse karşı bilgi, belge, kanıt basına
sızdırılacak diye düşünüyorum. Bence bu işin sonrası var…
Kim bilir belki de her şey bir tiyatro, bir oyunun parçası; hayat pahalılığını, işsizliği, geçim derdini unutturmak için yazılmış bir senaryo. Dedim ya bu işin sonrası var kokusu yakında çıkar.
