Covid-19 salgınının kontrolden çıkmak üzere olduğu bir süreçte suçlu bulundu. Maske takmayan, sosyal mesafe kuralına uymayan, hijyene aldırmayan vatandaşlar.

Evet, öyle diyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; televizyon ekranlarında milyonlarca insanın gözünün içine bakarak. Hani, bu ifadelerin bir tık ötesi “ Covid-19 salgınına yakalanan ve hayatını kaybeden insanlar, gereken önlemleri almadıkları için hayatını kaybettiler, kendi suçları” demektir.
Böyle bir şey olabilir mi? İnsanlar önlem almadıkları için salgına yakalanabilir mi? İlk bakışta bu sorunun cevabı “ Tabii ki, insanlar önlem almalı; yoksa salgına yakalanabilir” olur. Peki ya salgında hayatını kaybeden bilim insanlarına ne demeli, sağlık sektöründe çalışan doktorlara, hemşirelere, sağlık personeline ne demeli? Onlar da mı? Önlem almamalarının bedelini ödediler?
Böyle bir açıklama kabul edilemez! Sen devletsin! “Söylüyoruz dinleyen yok” diye bir açıklama yapamazsın. Doktorunu, hemşireni, sağlık personelini, vatandaşlarını sen korumak zorundasın. Uyulması gereken kurallar varsa uyulmasını sağlayacaksın. Alınması gereken önlemler varsa, önlemleri alacaksın.
Hadi, diyelim Covid-19 salgını, salgından korunma kurallarına aldırmayanların, sosyal mesafeye uymayanların, maske takmayanların kendi sorunu. Peki, ya sosyal mesafe kurallarına uymaya çalışan, maske takan vatandaşların can güvenliği ne olacak?
AVM’ler açıldı. Ticarethaneler, çok katlı iş merkezleri açıldı. Düğün salonları vs açıldı. Okullar bugün yarın açılacak. Ondan sonra “Söylüyoruz dinleyen yok “ öyle mi? 15 Temmuz’da binlerce insanı sokaklara davet edeceksin, Ayasofya açılışını kalabalıkların katıldığı şova dönüştüreceksin sonra “ Söylüyoruz dinleyen yok, kurallara uyulmuyor” diyeceksin(!)
Bu nedir biliyor musunuz? Devlet olma sorumluluğunu yerine getirmeyen devlet görevlilerinin sorumluluktan kaçmaya çalışmasıdır. Gereken önlemleri almayan devletin suçu vatandaşlara atmasıdır başka bir şey değil!
