Siz kimi kandırıyorsunuz?

tarafından
475

TSK’nin İdlib çevresinde gözlem noktaları oluşturmasına Soçi mutabakatına bağlı kalmak koşuluyla izin verildi. Ve Soçi mutabakatının ilk maddesi de “ Taraflar Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılığını teyit ederler.”

Yani Türkiye, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına özen gösterecek, Rusya’da gerek Suriye’de, gerekse kendi topraklarına Suriye’den yapılabilecek saldırılara karşı Türkiye’nin güvenliğini sağlayacak.  Madde gayet açık, anlaşılmayan ya da tartışılabilecek bir yanı yok.

Peki, Türkiye mutabakatın bu ilk maddesine bağlı kaldı mı, kalıyor mu? Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne özen gösteriyor mu?  Bence hayır. Tam tersine Suriye’nin ezici çoğunlukla seçim kazanmış siyasi otoritesini terörist ilan ediyor, siyasi otoriteye karşı terör eylemlerini destekliyor, şeriatçı terör örgütü El- Nusra’nın yanında Suriye ordusuna savaş ilan ediyor. Rusya’ya da “ Sen aradan çekil, Suriye ordusunu bize bırak” deme cüretinde bulunuyor. Ve neredeyse her gün yeni bir tehdit, yeni bir saldırı açıklaması yapıyor. Şu kadar tank vurduk, bu kadar zayiat verdirdik, tek hedefimiz Suriye rejimi. Ve tabii ki ardından şehit haberleri, şehit haberleri sonrası benzer açıklamalar” Yüzlerce misli karşılık verdik, şehitlerimizin kanı yerde kalmadı, kalmayacak vs.”

Milli Savunma Bakanlığımızın açıklamalarına bakılırsa Suriye ordusunun  “ tank, top, hava savunma sistemi vs.” neredeyse yarıdan fazlası imha edildi, rejim unsurlarının; yani askerlerinin büyük çoğunluğu öldürüldü. Neredeyse Suriye ordusu dağılacak, Beşar Esad hükumeti düşecek, Türkiye’de El- Nusra ve bileşenlerine Suriye’yi teslim edecek.

Yok, böyle bir şey, Suriye’de henüz bir savaş başlamadı. Olanlar iki kişi arasındaki itiş kakış gibi. Suriye’de başlayacak gerçek bir savaş çok kanlı bir felakete dönüşür. Suriye’de kararlı, Rusya’da…  Terör örgütlerinin son kalıntıları İdlib’den temizlenene kadar mücadele sürecek diyorlar. Bu itiş kakış sırasında dahi bu kadar şehit veriyoruz, kanlı bir savaşı düşünmek dahi korkunç geliyor insana.

Muhalefet partileri daha aktif hale gelmeli, süreçte söz sahibi olmalıdır. Böylesine tehlikeli bir süreç bir kişinin, üstelikte bugünkü olumsuz koşulların sebebi kişinin; yani Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifine bırakılamaz. Muhalefet partileri barışı sağlamak adına ortak bir zeminde bir araya gelecek çalışmaları derhal başlatmalıdır. Geç kalınırsa daha çok canımız yanar, daha çok askerimiz şehit olur.