Libya iç savaşını milli mesele olarak görmek (!)

tarafından
624

Libya iç savaşını milli mesele olarak görmek ve bu savaşta taraf olmak demek; Ortadoğu’yu tanımamak, Ortadoğu üzerinde oynanan emperyalist oyunları bilmemek, Libya’da yaşanan iç savaş sürecini ve Ortadoğu’daki gelişmeleri anlayamamak demektir.  Ve tabii bunun sonucu da kan ve gözyaşı demek, şehit acısı demek, katlanan iç ve dış sorunlar sonrası ekonomik krizlerin artarak büyümesi demektir.

Peki, AKP neden böyle bir adım attı? Suriye’de yaşanan gelişmelerden ders almadı mı, Ortadoğu bataklığına daha çok saplanmasının ülkeye hiçbir şey kazandırmayacağı gibi, çok çok fazla şeyler kaybettireceğini bilmiyor mu? Bu soruların cevabı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın sözlerinde açıklık buluyor ” Zaten sonunu çok aşırı düşünen kahraman olamaz.”

Evet, konun özeti bu aslında; AKP sonunu aşırı düşünmekten çok, kahraman olmak istiyor. Tıpkı çözüm süreci adı altında başlattıkları hareket gibi, Suriye politikalarında olduğu gibi, sözde ABD’ye kafa tutma görüntüleri sergilemesindeki gibi, Rusya’ya bir yaklaşıp, bir vurup kaçmasında, sonra gidip dizinin dibinde oturması ve yeniden karşı karşıya gelmesindeki gibi…

Ne yazık ki AKP zihniyeti kahraman olmak adına attığı her adımda değil kahraman figüran bile olamadı. Çözüm süreci dedi binlerce insanın kadın, çocuk, yaşlı, genç, asker, polis ölümüne neden oldu. Evini barkını terk etmek zorunda kalan, evi barkı başına yıkılan insanları, milyarlarca ekonomik zararı saymıyorum bile.

Suriye politikasında sözde Şam’da namaz kılacaklardı, Şam’da ki Suriyeliler Ankara, İstanbul, İzmir, Adana’daki camilerde namaz kılıyor, sınır kentlerini yazmıyorum bile oralar Suriye şehirlerine döndü. Şehitler ise neredeyse her gün gelmeye devam ediyor.

ABD’ye kafa tutmaya kalktılar, ABD’nin yaptırım kararları ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve yakın çevresinin mal varlığının araştırılması konusu gündeme geldi, süt dökmüş kediye döndüler.

Rus savaş uçağını düşürdüler, aynı anda ABD’nin, NATO’nun şemsiyesinin altına koştular Rusya’dan bin bir özür dilediler, neredeyse el etek öptüler.  Sonra Rusya ile S- 400 anlaşması yaptılar, kullanılmayacağı konusunda ABD’ye güvence verdiler. Şimdi de kalktılar TBMM’den Libya’ya asker gönderme konusunda izin aldılar(!)

Bugün Libya iç savaşına milli mesele diyenler, iç savaş öncesi ne diyorlardı hatırlayalım “Böyle bir saçmalık olabilir mi? NATO’nun ne işi var Libya’da? Türkiye olarak biz bunun karşısındayız. Böyle bir şey düşünülemez, konuşulamaz” .

Sonra bir baktık  ABD, Fransa ve İngiltere’nin öncülüğündeki koalisyon güçleri Kaddafi’ye bağlı askeri hedefleri vurmaya başladığında “ NATO Libya’ya girmelidir “ dediler.

Bugün ise iç savaşın başlamasına katkı sunan ülkelerden biri olarak Libya’nın güvenliği için asker göndereceğiz diyorlar.  Libya’da, NATO güçlerinin 2011’deki askeri müdahalesi sonrası Kaddafi’nin devrilmesiyle birlikte başlayan iç savaş tüm hızıyla devam ediyor. Ülke şu an adeta üçe bölünmüş durumda, üç ayrı bölge, üç ayrı güç tarafından kontrol ediliyor. Bunlar General Hafter’e bağlı güçler, Sarraj’a bağlı ulusal mutabakat hükumeti ve diğer milis gruplar. Ve bu gruplar değişik devletler tarafından destekleniyor; iç savaş neredeyse uluslararası savaş haline dönmüş durumda.

Peki, Türk hükumetinin muhatap aldığı, anlaşma yaptığı, isterse asker göndereceği oluşum hangisi? Libya’nın yüzde on beş ile yirmi arasında bir bölgede kontrolü sağlamakta zorlanan Sarraj’a bağlı ulusal mutabakat hükumeti.  Kime karşı korunmasına yardım edecek? Ülkenin üçte ikisine karşı hatta yüzde seksenine karşı…

Karşısında olan güçler hangileri, hangi devletler tarafından destekleniyor.  Ülkenin yüzde seksenini kontrol altına almış durumda olan General Hafter’e bağlı güçler ve diğer milis güçler.

Hafter’e bağlı Libya Ulusal Ordusu’nun yaklaşık 38 bin savaşçıya, 300 muhabere tankına, 7 bini aşan uçaksavar ve roketatara, 50’den fazla Palmaria obüsüne, 4 adet Rus yapımı MI-24 saldırı helikopterine, 2 adet Mirage F-1ED, 12 MiG-21, 3 MiG-23ML ve bir adet Su-22 savaş uçağına, Rus yapımı Pantsir karadan havaya füze sistemlerine, 300’den fazla ABD yapımı BAE Caiman zırhlı personel taşıyıcısına sahip olduğu biliniyor; üstelikte Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve Fransa tarafından destekleniyor; yani öyle kolay lokma yok karşımızda.

Türk ordusunun ağırlıklı olarak görev yapması beklenen bölge neresi? Geldik zurnanın zırt dediği yere.  Türk Silahlı Kuvvetlerinin görev yapması beklenen yer; Libya’da Tabruk merkezli General Hafter güçlerine karşı Trablus’taki İhvancı (Müslüman Kardeşler) yönetimi.

Peki, Müslüman Kardeşler diğer adıyla İhvân-ı Müslimîn Hareketi nedir, hangi amaçla kurulmuştur, neyin mücadelesini vermektedir?

Mısır’da kurulmuş ve bazı Ortadoğu İslâm ülkelerinde de faaliyet gösteren dinî-siyasî bir teşkilât ve hareket. Nihai amacı ise İslam devleti; yani şeriat hükümlerine dayalı bir devlet kurmak…

Şimdi, nasıl olacak bu iş? Libya’da İhvancılar için Fransa, Rusya ile karşı karşıya mı geleceğiz? Ya da Mısır ordusu ile çatışmaya mı gireceğiz?

Bu işin sonunda efsane olmak isterken gazoz olmak var. Kahraman olmak isterken, figüran olamamak var. Türk Silahlı Kuvvetlerini şeriat devleti kurmak isteyen, bunun mücadelesini veren ihvanı, ihvancıları korumak için Libya çöllerine gönderenler Türk halkına hesap veremez. Mehmetçiğin dökülen her damla kanının hesabını bu halk sorar.