Yetmez;ama evet!

tarafından
264

564Yetmez; ama evet!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun basın kanununda değişiklik yapılmasına dair verdiği kanun teklifinin hemen ardından basında yer alan haberleri görünce acilen ”yetmez; ama evet!” diyorum.

Bir gazete ,” yazarın polis zoruyla mahkemeye getirilmesine karar verildi” diğer gazete “ gazetecinin cezası onandı” başka bir gazete ise “tutuklu gazeteci sayısı artıyor” haberlerini sayfalarına taşımış. Bu ve benzer onlarca haber gazete sayfalarında…

Günlerdir darbe anayasasından kurtulalım, demokratik bir anayasa ile çağdaş, uygar ülkeler arasında yerimizi alalım diyen sözde özgürlükçü, sözde demokrat, sözde çağdaş cumhurbaşkanı, başbakan neden bu konuda bir çift laf etmez. Daha doğrusu kanun değişikliği ile ilgili neden bir adım atmaz? Basın özgürlüğü kırmızı çizgimizdir derken, neden gerçekten basının özgür olduğu “ Basın Kanunu “ hazırlanması konusunda öncülük yapmaz? Çünkü basın kanunu bu haliyle iktidar tarafından silah olarak kullanabilecek durumdadır. İsteyen savcı, istediği gibi yorumlayarak istediği soruşturmaları başlatabilir ya da soruşturmaya gerek olmadığına karar verebilir.

Gelişmiş Dünya ülkelerinde bu tür sorunlar yaşanmaz; çünkü gelişmiş toplumlarda basın kanun ile korumaya alınmaz. Basını koruyan toplumdur. Özgür haber alma, özgür düşünce belirtme isteği ile toplum basına sahip çıkar, basın üzerindeki baskıyı kabul etmez. Bizler gibi az gelişmiş toplumlarda ise iktidarı elinde bulunduran gücün basını ele geçirmek ya da kendi istekleri doğrultusunda bir silah gibi kullanmasına engel olabilmek için ne yazık ki basını ” basın kanunu” ile güvenceye almak zorunludur.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu verdiği kanun teklifinde gazeteciler tutuksuz yargılansın talebinde bulunmuş.  Yetmez; ama evet! Bana göre tutuksuz yargılanması yetmez; basın için özel kanun hazırlanmalı ve ayrıcalıklı meslekler gurubuna alınarak, soruşturulmaları izne tabi olmalıdır. Bu izni verecek kurum da “ Basın Konseyi” türü bir yapı olmalıdır.  Bir anlamda milletvekili dokunulmazlığına benzer bir tür dokunulmazlık koruması sağlanmalıdır. Bu zor bir şey değil.

Düşünsenize; gazeteciye yaptığı haberden dolayı, yazarlara yazdıkları yazılardan dolayı dokunulmazlık koruması… Kulağa ne kadar hoş geliyor? Bakın o zaman ne gazeteciler, ne yazarlar yetişir!