Günlerdir eski Adana kabadayıları gibi naralar atıp duruyordunuz. Heeeeyyyyt ulan! Sınırımızı geçti vurduk, şimdi olsun yine vururuz ulan! Sınır namustur. Ne demek hepsi on yedi saniye, ne demek sınırı on yedi saniye sonra terk etmiş? Sınırı geçmek yatak odamıza girmek demektir ulan! Bir seferlik, on yedi saniyelik ihlal için dost bir ülkenin uçağı düşürülür mü(?) sorusunu soranlar ağzımızı bozmayın; diyordunuz… Tabii bizler bu ağzınızı bozmamak cümlesiyle, ağzınızı lapa lapa go… lar cümlesiyle doldurduğunuzu biliyor, anlıyorduk.
Yalnız her ne kadar bu naralarınızın hedefi Rusya olsa da sesinizi eski Adana kabadayıları gibi yüreklice, mertçe hedefteki hasmınızın duyacağı şekilde değil, iç kamuoyunun kulaklarını sağır edecek şekilde ayarladınız. Kendi kamuoyunuza bu şekilde efelenirken doğruca NATO’ya koştunuz, bu sınırlar bizim değil NATO’nun sınırları dediniz; yani bir anlamda yatak odanızı hemencecik NATO’ya devrettiniz. Bu arada Rusya ile görüşmek için de taklalar atmaya da başladınız.
Önceleri sustuk, seyrettik, izledik; dinledik sessizce. Biliyorduk sahte kabadayılığınızın sonunda savaşın falan çıkmayacağını; ama ekonomik ve siyasi alanda biraz daha yalnızlaşacağımızı daha doğrusu yalnızlaşacağınızı, ekonomik yükün ise halkın sırtına yükleneceğini. Havalar soğumaya başladı, bu işin öyle” gerekirse tezek yakarız” mavraları” ile yürümeyeceğini herkes gibi siz de biliyorsunuz. Artık Domates, biber, patlıcan şarkısı vatandaşa Barış Manço’yu değil, Putin’i hatırlatıyor. Allah muhafaza kışın kimi hatırlatır bilmiyoruz artık…
Ha namus, yatak odası, sınır falan deyince; sahi ne işiniz var Başika bölgesinde? Suriye, Irak sınırlarında? Oralardan çağıran mı oldu ? Be kardeşim uzun adamınız; Esad istedi diye Suriye’ye gelmeye mecbur musunuz demedi mi; Putin’e? Kaldı ki, Suriye’nin uluslararası hukuk gereği, Birleşmiş Milletler kararları gereği resmi ve meşru temsilcisi Esad değil mi?
Bak şimdi Irak’ın resmi ve meşru Başbakanı Haydar el Abadi; Irak’ın egemenliği ciddi şekilde ihlal edilmiştir, derhal askerlerinizi çekin diyerek kırk sekiz saat süre tanıdı. Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Hakim el Zamili ise ” Türk askerlerinin Başika bölgesine izinsiz konuşlandırılması işgaldir, askerlerinizi çekmezseniz Putin’i çağırırım ” dedi. Artık karar sizin, Obama ‘da yok yanınızda, NATO’da. ABD’den yapılan açıklama; Irak hükümetinin onayı olmadan asker konuşlandırılmasına karşıyız…
İsterseniz oralarda; yani Irak’ın Başika bölgesinde, Musul yakınlarında fazla dolanmayın. Irak’ın resmi ve meşru hükümeti derhal orayı terk et, topraklarımızı işgal etmiş durumdasın diyor. ABD; Irak haklı, Irak hükümetinin izni olmadan asker konuşlandırılamaz diyor. Ee Irak Meclisi ve Savunma Komitesi Başkanı Hakim el Zahiri de Rusya’dan doğrudan Irak’a askeri müdahalede bulunmasını isteyebiliriz dedi. Bu demektir ki, Putin her an tepenize çökebilir. Hani şu namus meselesi var ya, hani şu izinsiz sınır ihlali falan. Elin adamı namusumu korudum derse tüm dünya susar; haberiniz ola…

