Saraya kim gitmiş

tarafından
468

Saraya kim gitmiş

İnanın zerre kadar umurumda değil; çünkü kimin, neden gittiğinin bir anlamı da, bir önemi de yok.  Giden gider, görüşen görüşür. Böyle bir olay olmuşsa ne ilk defa olmuştur ne de son defa olacaktır.

Peki, iddia doğru mudur, yanlış mıdır?  O da beni ilgilendirmiyor. İster doğru olsun, ister yanlış olsun asla bu ülkenin gündemi bu kadar uzatılan saraya kimin gittiği ya da gitmediği konusu değil.

Bu ülkenin sorunu açlık, işsizlik, çaresizlik ve her geçen gün durum daha da kötüye gidiyor. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyoruz,  çaresizliğimiz her geçen gün biraz daha artıyor. Geleceğe dair umutlarımız bir bir yitip giderken saraya kimin gittiğinin, sarayda kimin kiminle görüştüğünün, haberin doğru ya da yanlış olduğunun ne önemi var?

Ülkede son bir yıl içerisinde kaç iş yeri kepenk kapatmış, icra dairelerinde kaç milyon icra dosyası birikmiş biliyor musunuz? Temmuz ayı verilerine göre ilk altı ay da icra takibi yapılan dosya sayısı tam 20 milyon…

Son birkaç ay içerisinde kaç insan canına kıydı, kaç ocak söndü çaresizlikten haberiniz var mı? Biliyor musunuz belki de bu satırları yazarken bile, çaresizlikten canına kıymayı düşünen insanların var olabileceği endişesi ürpertirken içimi umurumda değil saraya kimin gittiği ya da gitmediği…

Bırakalım artık algıya esir olmayı. Bırakalım artık şovmenleri izlemeyi. Birileri ülke gerçeklerini gizleyebilmek adına bilerek bu gündemi oluşturdu ve şovmenler ekmeklerine yağ sürüyor; acaba bu krizden nemalanabilir miyiz diye olayı körükledikçe körüklüyor…

Haberiniz var mı? Yeni bir intihar olayı daha yaşandı. Eşinin pazar alışverişine gidelim demesinden sonra, tüfeğini alıp banyoya giren genç bir adam hayatına son verdi. İzmir’de gerçekleşen acı olay sonrasında eşi “ Bir şey yoktu, ne oldu anlamadım, pazara gidelim alışveriş yapalım dedikten sonra tamam, duş alayım çıkalım “ dedi diyor.  Ve sonrasında duyduğu silah sesiyle banyoya koşuyor, eşinin kanlar içerisindeki cansız bedenini buluyor.  

Haydi, bunu konuşalım, bunları konuşalım. Cebindeki bir buçuk lira ile eşine “Pazara gidemeyiz” diyemediği için canına kıyan adamı konuşalım.  İnsanlar toplu halde intihar ediyor, bir aile yok oluyor nedenlerini konuşalım. Yaşanan olayların sorumlularını konuşalım.  Ve daha kaç insan canına kıyabilir bunları düşünelim, bize ne kimin nereye gittiğinden, kimin kiminle görüştüğünden!

Yeter artık! Ülkenin gerçek sorunlarına dönelim.  Sınır ötesinde her gün şehitler veriyoruz. Ülkede demokrasi askıya alınmış, ülke kararnamelerle yönetiliyor. Seçimle işbaşına gelen belediye başkanları, keyfi olarak, mahkeme kararları olmadan görevden alınıyor.

Yahu bu ülkede “Şiddete hayır!” diyen kadınların üzerine plastik mermiler yağıyor, neyi konuşuyoruz biz? Saraya kim gitmiş, kim gitmemiş? Giden cehennemin dibine kadar gitsin! Gitmeyen de yaygarayı kessin artık!

İddiayı ortaya atanlar belli. Olayda kimin çıkarı var belli. Bu olayı siyasi koz olarak kullanmak isteyenler belli. CHP kanadından kimse isim vermediği halde, olayın göbeğine CHP’yi çekenler belli. Bütün bunlara rağmen CHP’ye, CHP yönetimine, CHP Genel Başkanına saldıran kişi ya da kişilerin CHP’liliğinden de, yurtseverliğinden de, devrimciliğinden de kuşku duyarım; CHP’yi ve CHP Genel Başkanını yıpratmak adına, gündem değiştirmek adına kurulan kumpasın neresinde olduğunu sorgulamaya başlarım. Yeter artık!