Senaryolar,Senaryolar, Senaryolar…

tarafından
274

56428 Kasım 2015’de Diyarbakır’da yaşanan silahlı saldırı sonucu iki polis memuru şehit edilmiş, olay sonrası devam eden kovalamaca sırasında Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi başına isabet eden bir kurşun ile hayatını kaybetmişti.

Olayı televizyon haberlerinden öğrenmiş, görüntüleri izledikten sonra “Kurşun Adres Sormaz” başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazıda belirttiğim gibi tarafların olayı suiistimal edeceğini, sormadan, sorgulamadan, özeleştiri yapmadan karşılıklı suçlamalarda bulunacağını düşünmüş, olayın kaza olduğuna inandığımı ifade etmiştim. Geçen sürede düşüncelerimde bir farklılık olmadı. Olayın tamamen kaza olduğunu inanıyorum. Kurşun kimin silahından çıkarsa çıksın olay kazadır. “Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?” sorusunu soranlara elbette açıklama yapacağım ve ardından kesin olarak polis kurşunuyla vuruldu ya da PKK’lıların kurşunuyla vuruldu diyenlere de; akılcı bulgular ile somut deliller sunun diyeceğim.

Şimdi; dünyanın hiçbir yerinde ,bir polis ya da istihbarat ekibi bir suikast için bu kadar zahmete girmez ,böyle senaryolarla zaman kaybetmez. Suikast anını da televizyonlarda adeta canlı yayınlamaz. Üstelik iki polisi ( çok daha fazla da olabilirdi) kurban vermez. Ayrıca  merak ediyorum ;Tahir Elçi’nin ölümü için planlı suikast diyenler , acaba iki (bilinen) PKK’lının da suikastın bir parçası olduğunu iddia ettiklerinin farkındalar mı ? Öyle ya olayın başlangıcı onlar. Tahir Elçi’nin “bölgede çatışma istemiyoruz, operasyon istemiyoruz, bölgenin tarihi dokusu korunsun, insanlar ölmesin içerikli” basın açıklamasının başlama ve bitiş saatini bilen, oraya doğru hareket eden, polislerin ne zaman, nerede kendilerini durdurmak isteyeceğinden haberdar olan, sonra iki polisi şehit ederek, basın açıklamasının bittiği saatte, o sokağa doğru koşan, dolayısıyla Tahir Elçi’nin vurulması için zemin hazırlayan onlar değil mi?

Ha bu arada 2-3 metre önünden geçen istihbarat ya da polis elemanlarını, sokakta bulunan polislerin vuramayışlarının inandırıcı olması için kameraların da o anı görüntülemesi ve tüm dünyaya servis etmesi lazım. Allah için bunu yaptılar (!) Bu arada polisler 2- 3 metre önünden kaçan iki kişiyi vuramadığına göre onlar da planın parçası. Ne de olsa foto film şubesi elemanları; normalde gözleri kapalı hedefi vururlar (!) Değil mi?

Yapmayın be kardeşim bu senaryo ne akla, ne mantığa uygun değil. İnsan hayatı üzerinden istismar yapmayın, çıkar sağlamaya çalışmayın. Tahir Elçi’nin ölümünde bir değil, birden fazla sorumlu var elbet; en başta da devlet. İnsan hayatını koruyamadığı için devlet baş sorumludur. Tahir Elçi gibi her an, herkesin hedefi olabilecek birisini özel korumaya almadığı için sorumludur. Peki, ya tabutuna bayrak seren PKK,  kanı yerde kalmayacak diye tehditler savuran PKK.  Onun suçu yok mu? Kaç gencin eline silah verdi ölmesi, öldürmesi için bilen var mı? Sokaklara hendek kazıp ardına roketli, ağır silahlı militanlar yerleştiren kim? Tahir Elçi’den bir kaç dakika önce sadece polis olduğu için iki kişiyi katleden kim?

PKK terör örgütü değildir sözünü bayrak yapanlara  şu soruyu sormak lazım; Tahir Elçi’nin PKK ezilen halkı unuttu, kendisini kontrol edemez halde, Marksist ideolojiden uzaklaştığı gibi Kürt milliyetçisi bir harekete dönüştü, PKK’nın olduğu yerde, PKK’yı eleştiren Kürtler ya dışlanır ya da yok edilir sözleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Tahir Elçi’nin bu sözleri PKK’yı birinci dereceden şüpheli yapmaz mı?

Ben düşüncemde hala ısrarlıyım. Olay tamamen bir kazadır. Kurşunun kimin tabancasından çıktığının bir önemi yok. Sorumlu bir değil, birden fazladır…

Not: Tahir Elçi’nin PKK ile Güneydoğu ile ilgili, özellikle Diyarbakır ile ilgili düşüncelerini merak edenler “PKK terör örgütü değildir” sözüne takılmadan , Aydınlık Gazetesinden İlyas Gümrükçü’nün , Tahir Elçi ile Diyarbakır Barosunda yaptığı söyleşiyi okuyabilir. 4 Ekim, 28 Ekim ve 2 Aralık tarihli Aydınlık gazeteleri .