Yazık bu ülkeye, yazık bu ülkenin geleceğine…

tarafından
241
Yazık bu ülkeye, yazık bu ülkenin geleceğine…

Ne olduğunu, kim olduğunu bilmediğiniz esnaftan sakın alışveriş yapmayın. Ekmeğinizi aldığınız fırının, yemek siparişi verdiğiniz lokantanın, evinizde yenilemek istediğiniz seramiklerin satıcısını iyi tanıyın, gelmişini, geçmişini araştırın hatta size tavsiyem “Cumhuriyet savcılığından sabıka kaydı isteyin o da olmadı MİT’ten soruşturun; bilgi vermezler; ama olsun.”

Bunlardan birini yapmaz iseniz mesleğiniz, kariyeriniz, toplumda bilinen kimliğiniz ne olursa olsun kendinizi terör örgütü üyesi ya da terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan birisi olarak cezaevinde bulabilirsiniz.

Şaka değil gerçek bu! 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi savuşturulduktan hemen sonra uygulamaya konulan OHAL ile ne yazık ki hemen herkesin başına gelebilecek rutin bir işlem haline gelen yasa dışı örgüt üyeliği ya da yasa dışı örgütlere yardım ve yataklık etmek gibi suçlamalarla tutuklanmanızı engelleyebilecek yegâne önlemler bunlar. Ha birde tanımadığınız numaralardan telefonunuza gelen çağrılara cevap vermeyin, mümkünse telefonu hiç açmayın.

Bütün bunları nereden mi biliyorum; bütün Türkiye gibi Cumhuriyet Gazetesi Ombudsmanı Güray Öz’ün tutuklandıktan 268 gün sonra çıkarıldığı mahkemedeki ifade tutanaklarından öğrendim. Ara sıra sipariş verdiği pidecinin hakkında FETÖ ile ilgili soruşturmalar yapılıyor olması onun FETÖ üyeleriyle ilişkili olmak iddiasıyla tutuklanmasına neden olmuş.

Yine aynı şekilde Cumhuriyet Gazetesi’nden Hakan Kara tatil için rezervasyon yaptırdığı firma nedeniyle FETÖ ile irtibatlı olmak gerekçesiyle tutuklu olduğunu öğrenmiş. İddialar kamuoyuna ulaştıkça insan ağlasın mı, gülsün mü bilmiyor bilemiyor.

Türkiye gerçekten darbeler tarihi de dâhil olmak üzere hiçbir dönem bu kadar sıkıntı yaşamadı, yargı hiçbir dönem bu kadar tartışma konusu olmadı. Avrupa, dünya halimize gülüyor biliyor musunuz? Daha doğrusu adil yargılama, bağımsız yargı adına ülkemizde yaşananlara gülüyor. Bugün Cumhuriyet Gazetesi hakkındaki suçlamalara, yazarlar, çizerler, muhabirler hakkındaki isnatlara; yargılanan gazeteciliktir deniyor. Bizimkiler ise hala kem, küm, efendim, hımm, mımmm diyor… Yazık bu ülkeye, yazık bu ülkenin geleceğine…