Felaketlerin ardı arkası kesilmiyor. Bir gün deprem, bir gün yangın, bir gün sel felaketiyle uyanıyoruz ve ardından “devletimiz büyüktür yaraları saracaktır, kimsenin kuşkusu olmasın “ nakaratları… Devletimiz büyükse, yaraları saracak...
Felaketlerin ardı arkası kesilmiyor. Bir gün deprem, bir gün yangın, bir gün sel felaketiyle uyanıyoruz ve ardından “devletimiz büyüktür yaraları saracaktır, kimsenin kuşkusu olmasın “ nakaratları… Devletimiz büyükse, yaraları saracak...
İnsanlar gözyaşları içerisinde oradan oraya koşuşturarak yangınları söndürmeye çalışırken, yeterli destek gelmedi, gelmiyor diye adeta çığlıklar atarken, göz göre göre tehlike adım adım büyürken, afet bölgesindeki insanlara seçim otobüsü üzerinden...
Sel olur “ doğal afet “ dersiniz. Deprem olur “ felaket “ dersiniz. İnsanlar maden ocaklarında can verir “işin fıtratı “ dersiniz. Kadınlar sokak ortasında öldürülür “kim bilir ne yapmış...