İradesini tanımayanı halk hiç tanımaz

tarafından
280

Bugüne kadar tehditle belediye başkanı transferi, belediye meclis üyesi transferi çokça gündeme geldi. Yargılamaların ise hukuki nitelikten yoksun tamamen siyasi olduğu iddiaları gündemden hiç düşmedi.

Hal böyleyken ülke de hırsız dendiği zaman ilk akla gelen İ Melih hakkındaki soruşturmalarla ilgili adliyeye ağzında sakızla gelirken savcıya verdiği ifade sonrasında basın görevlilerine “ Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar; ama ben 500 sefer sıçradım yakalanmadım” diyerek gevşek gevşek gülüyor ve elini kolunu sallayarak çekip gidiyor.

Diğer tarafta Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın hiçbir hukuki gerekçe olmadan tutuklanması sonrası yapılan seçimle belediye başkan vekilliğini kazanan Sibel Tan Çetinkaya bir yargı darbesiyle alaşağı ediliyor.

Sadece bir mahkemenin kararı değil adeta organize bir harekât ile Üsküdar Belediyesi AKP’ye kazandırılıyor. Nasıl mı? Önce AKP’den CHP’ye geçen belediye meclis üyesi Ekrem Baki de dâhil olmak üzere CHP’li altı meclis üyesi tutuklanıyor. Ardından bizzat bir savcının “ tutuklarım” tehdidiyle CHP’den AKP’ye meclis üyesi transfer ediliyor. Sonuç; AKP’li Dündar Ziya Gültekin Üsküdar Belediyesi Başkanvekilliğini kazanıyor.

Bu nasıl adalet, bu nasıl hukuk, bu nasıl demokrasi? ? AKP’li Dündar Ziya Gültekin halkın hak görmediği bir makama organize bir faaliyet ile nasıl getiriliyor?

Yaşanan bu olay açıkça gösteriyor ki AKP halktan umudunu kesmiş, iktidarda kalmanın yollarını halk desteğinin dışında yöntemlerde arıyor. Ancak unuttuğu bir şey var iradesini tanımayanı, halk hiç tanımaz tarih bunun örnekleriyle dolu.