Acı ama gerçek…

tarafından
1795

Yaşanılan büyük felaketin izleri uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek. On binlerce insanın evi yıkıldı, yüz binlerce insan yaralandı, binlerce insan hayatını kaybetti. Günlerce göçük altında kaldıktan sonra kurtarılan insanlar ise tesellimiz oldu.

Peki, ne oldu, nasıl oldu, neler yapıldı, bundan sonra neler yapılacak? Deprem yaşanılan şehirlerimizin deprem kuşağında olduğu, riskli alanda bulunduğu biliniyor. Uzmanlar defalarca raporlar hazırlamış, uyarılarda bulunmuş, alınması gereken önlemlerin altını defalarca çizmişler. Neden gerekli önlemler alınmamış? Neden hiçbir hazırlık yapılmamış?

Deprem güvenliğine dönük bir çalışma yapılmadığı gibi deprem sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili bir hazırlık da yapılmamış.  Sonuç tam bir felaket; kâğıt gibi yıkılan binalar, enkaz altında kalan on binlerce insan. Bazı yerlerde iki gün hatta üç gün hiçbir kurtarma çalışması yapılmadığına dair iddialar…

Bu iddialar yabana atılır gibi değil, görmezden, duymazdan gelinecek gibi hiç değil. İddia sahiplerini hedef alarak, hedef göstererek yapılan açıklamalar on binlerce insanın vebalini üstlenmek demektir. Hiç kimse; ama hiç kimse yardım almadığı ya da alamadığı için hayatlarını kaybeden insanların yakınlarının feryatlarını hedef alamaz bunun için onları suçlayamaz.  O insanlarla ilgili tek laf edecek olanlar önce bir empati yapsın. Önce bir kendilerini onların yerine koysun sonra konuşsunlar.

Burada artık iş devlete düşüyor. Devlet öncelikle deprem mağdurlarına sahip çıkmalı, tüm sorunlarını çözmeli ( Beslenme, barınma, tedavi vs) geleceklerini güvenceye almalıdır.  Sonra da en başa dönmeli. Uzmanlar tarafından hazırlanan raporlar kimlere, hangi kurumlara verildi?  Hepsi ama hepsi tek tek hesap vermeli. Sadece birkaç müteahhidi gözaltına almakla sorun çözülmez.

Hatay’da, Kahramanmaraşta, Pazarcık’da Elbistan’da, Afşin’de, Adıyaman’da, Adana’da on binlerce insan enkaz altında kaldı, yüzbinlerce insan yaralandı, on binlerce insan hayatını kaybetti eğer devlet bu kez de ilgili kişisel ya da kurumsal sorumlulardan hesap sormazsa siyasal irade gibi, siyasi iktidar gibi kendisi de enkazın altında kalır.