Milli bayramlarımız, resmi tatillerimiz olmaz ise halimiz nice olurdu? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100 . yılında,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık balkonlarda. Dünya İşçi Sınıfının Birlik ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ı kutladık balkonlarda. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayacağız yine balkonlarda…

Sebep? Covid-19 salgını. Eee tabii ki halk sağlığını, halk güvenliğini düşünmek gerekir. Bu arada hafta içi sokağa çıkma yasağı yok, hafta sonu sokağa çıkma yasağı yaş gruplarına göre esnetildi, berberler, kuaförler, AVM’ler açıldı.
Anlaşılan Covid-19 bizim ülkemizde mutasyona uğramış, yeni özellikler kazanmış. Hafta içinde kimseye bulaşmıyor, hafta sonunda çifte mesai yapıyor. Sokaktaki vatandaş için son derece tehlikeli; ancak AVM’lere yaklaşmıyor. Makine başında çalışan işçiye, direksiyon sallayan şoföre, aralıksız çalışan memura ses çıkarmıyor; milli bayramlarımızda, resmi tatillerimizde yine sahalarda. Bakın görün 16 Haziran, 20 Temmuz, 24 Temmuz, 30 Ağustos hatta 29 Ekim’de bile aynısı olacak. Hatta salgının 10 Kasım’a kadar sürmesini dört gözle bekleyenler olacak. Nasılsa hayat devam ediyor. Covid- 19 sadece milli bayramlarda, anma günlerinde işbaşında diğer günler izinli… Bu haliyle, bu Covid-19 bitmez, bitirilmez…
