AKP’nin devlet yönetme konusundaki beceriksizliği, öngörü yoksunluğu, kriz yönetme konusundaki iş bilmezliği covid-19 salgınıyla birlikte iyice ortaya çıktı.

Yıllardır ekonomimiz büyüdü, gelişti, refah seviyemiz arttı, milli gelirimiz birçok gelişmiş ülkeden daha yüksek palavraları ile uyutulan halk, virüs salgınıyla birlikte gerçekleri gördü. O büyük, o güçlü devlet, o gelişmiş ekonomi kendisine bir maske sağlayamadığı gibi kendisinden yardım talebinde bulununca AKP’nin algı imparatorluğu çöktü. Gerçekler hiç de AKP’nin dediği gibi değilmiş. Ekonomimiz öyle güçlü falan olmadığı gibi refah seviyemiz de artmamış. AKP Merkez Bankasında kötü gün parası olarak adlandırılan parayı dahi kararname ile maliye bakanlığı kasasına aktardıktan sonra harcamış, tüketmiş. Bunları nereden biliyoruz? Salgın süreciyle birlikte halk için ciddi bir şey yapmadığı gibi yardım için halka başvurmasından. Yok, eğer bu doğru değilse; yani güçlü bir ekonomimiz, hazinede de paramız var da gerekenler yapılmıyorsa o zaten bambaşka bir konu.
Bütün dünya salgına karşı işbirliği yapılmasının farkında iken, AKP ülkenin en büyük şehirlerinin belediye başkanlarını yok sayarak süreci tek başına götürmeye çalışıyor. Ve tabii ki eline yüzüne bulaştırıyor. Bilim adamları, sağlık kurumları, muhalefet partileri ilk günden itibaren sınırlı da olsa sokağa çıkma yasağı uygulanması konusuna vurgu yaparken günler sonra, virüs 81 ile yayıldıktan, kontrolden çıkmaya başladıktan sonra bir gece ansızın sokağa çıkma yasağı ilan ediyor. Hem de yasağın başlamasından iki saat önce. Sonuç ortada.
Yaşanan bu rezillikten sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “ Cumhurbaşkanımızın talimatıyla böyle bir uygulamaya başvurduk “ dedi. Muhalefetin ve kamuoyunun Cumhurbaşkanına karşı yönelen tepkiler üzerine bu kez” Uygulamanın sorumluğu bana aittir” diyerek tepkilerin yön değiştirmesini sağlamaya çalıştı. Tepkiler dinmeyince “Kötü senaryo” devreye girdi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etti. Cumhurbaşkanı istifasını kabul etmedi, Soylu görevine döndü.
Peki, halk buna inandı mı? AKP ya da Süleyman Soylu yerle bir olan itibarını yeniden kazandı mı? Hayır. O gece o kararı veren kişi yüzbinlerce insanın hayatını riske attı. Bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek… Bunun bedelini de er ya da geç ödeyecektir.

