Dün gece Türkiye uyumadı. Anneler, eşler, çocuklar, bir halk uyumadı. Akşamın ilerleyen saatlerinde gelen şehit haberleri kor ateş oldu yüreklere düştü, yürekler yanıyor…
Hatay valiliğinden yapılan açıklamalara göre İdlib’de 33 şehidimiz var, henüz kimlikleri açıklanmadığı için isimlerini, rütbelerini, memleketlerini bilmiyoruz; ama ne fark eder? İsimlerinin ne olduğu, nereli oldukları, rütbelerinin ne olduğu, ne önemi var ki bunların? Orada kaybettiklerimiz canlarımız, bu ülkenin çocukları.
Endişeliydik, korkuyorduk, defalarca yazdık, çizdik, yazmaya da devam ediyoruz. Mehmetçiklerimiz ne için şehit oluyor? Neyi, kimi, kimleri korumak için?
Suriye’de bir iç savaş var ve savaş sonlanmak üzere. Sözde cihatçı terörist gruplar İdlib’de sıkışıp kaldı ve Rusya, İran destekli Suriye ordusu terör örgütlerinin işini bitirme konusunda kararlılar. Biz ne yapıyoruz? El- Kaide’den ayrılma El-Nusra ve destekçisi terör örgütlerini korumaya alıyoruz. Silah ve cephane sağlıyoruz, askeri eğitim veriyoruz, o da yetmiyor Rus ve Suriye ordularına karşı giriştikleri saldırılara destek veriyoruz. Öyle diyor Suriye. Öyle diyor Rusya. Açıkça söylediler bunu defalarca.
Suriye, Türkiye topraklarımızda işgalcidir, terör örgütlerini doğrudan destekliyor dedi. Rusya, İdlib’deki çatışmaların kaynağı Türkiye’yedir dedi. Türkiye, Suriye ve Rus ordusuna saldıran terör örgütlerine doğrudan destek sağlıyor dedi. Daha ne desinler?
Türkiye ne dedi? Yakarız, yıkarız, şunu yaparız, bunu yaparız. Açıkça tehdit ettiler. En küçük bir çatışma sonrası bizzat AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan rejim güçlerine misliyle karşılık verdik, şu kadar hedef vurduk, yüzlerce hatta binlerce Rejim unsurunu etkisiz hale getirdik şeklinde açıklamalar yaptılar.
Biz neden Suriye’deyiz? Sözde devlet ile terör grupları arasında süren çatışmalardan etkilenen siviller için güvenli alan oluşturmak, bölgenin silahsızlanmasını sağlamak ve sınırlarımıza yönelen göçü engellemek. Öyleyse Suriye ordusunu neden vuruyoruz? Ya da Suriye ordusunun vurulmasına neden destek oluyoruz? Suriye ordusuna teröristlerden temizlediği bölgelerden neden çekileceksin diyoruz?
Defalarca yazdık, yazıyoruz. Yanlış yaptınız, yanlışı sürdürüyorsunuz dedik. Aynı yanlışta ısrar ediliyor. Açıklamalara göre 33 canımız gitmiş, 33 Ocağımız sönmüş hala tahrik edici açıklamalar, hala tehditler, hala meydan okumalar. Kan kan ile yıkanmaz, savaş hiçbir sorunu çözmez. Savaş demek acı demektir, gözyaşı demektir, açlık, sefalet demektir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi acilen toplanmalıdır. Tüm siyasi partiler bir araya gelerek ortak çözüm üretmenin yollarını aramalıdır. Gelinen nokta AKP’nin eseridir, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eseridir. O nedenle süreç tek başına Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifine bırakılamaz. Eğer AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan muhalefet partilerine çağrı yaparak mecliste çözüm üretme yolunu seçmez ise muhalefet partileri meclisi boşaltarak halka gitmelidir. Göz göre göre ülkenin daha büyük felaketlere sürüklenmesine daha fazla göz yumulamaz.
