Kaşar dedikleri bu olsa gerek…

tarafından
711

Pişkin, utanmaz, arsız vs gibi yakıştırmalar bu şahsa iltifat sayılır. Şöyle bir araştırma yapılsa inanın kendisine yüzyılın kaşarı unvanı verilir. Eşi zor bulunan, zor bulunacak olan bir yaratık.  Gerçi öyle olmazsa, neyse…

Kimden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Elazığ depreminden 10 dakika sonra Kızılay’a attığı twet ile yardım talebinde bulunan, kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine twetini silerek sessizliğe bürünen Kızılay Başkanı Kerem Kınık.  Bu yaratık ortaya çıkan bir skandal üzerine basına açıklamada bulunmuş. Öyle sözler sarf etmiş ki, bu şahsa pişkin, utanmaz, arsız demek, iltifat sayılır, adam tam bir kaşar.

Konu şu: Kızılay ENSAR Vakfına 7 milyon 925 bin dolar bağış yapıyor. Olay ortaya çıktıktan sonra açıklama geliyor. Olayın aslı BAŞKENTGAZ Kızılay’a 8.000.000 dolar bağış yapıyor. Kızılay’da bu paranın 7. 925.000 dolarını ,kamuoyunun çocuk tacizleri nedeniyle yakından tanıdığı ENSAR Vakfına sözde yurt yapımı için bağışlıyor. Bunu yaparken de BAŞKENTGAZ’dan yazılı muvafakat alıyor. Bu olay nasıl ortaya çıktı? BAŞKENTGAZ’ın olayla ilgili imzaladığı yazılı muvafakatin basına yansımasıyla.

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir şey var. Basına yansıyan yazılı muvafakate göre BAŞKENTGAZ 8.000.000 dolarlık bağışını şarta bağlamıyor. Sadece Kızılay’ın kamuoyunda tacizci vakıf olarak tanınan ENSAR Vakfına sözde yurt yapım amaçlı 7. 925.000 dolarlık bağış yapmasına izin veriyor. Bu durumu savunan, açıklamaya çalışan da Kızılay Başkanı Kerem Kınık; yani paranın asıl sahibinden ses yok. O kendisini savunmuyor. Garip değil mi?  Çıkıp ben paramı, istediğim kuruma, istediğim koşulda bağışlarım, kime ne demiyor. Kızılay Başkanı Kerem Kınık onun adına, onu savunuyor gerçekten garip. Araştırılması gereken bir durum…

Gelelim konumuza, bu kaşar; yani Kerem Kınık BAŞKENTGAZI savunurken öyle basitleşiyor, öyle alçalıyor ki gerçekten yüzyılın kaşarı olmaya aday. Diyor ki “Vergi kaçırmak başkadır, vergiden kaçınmak başkadır”. Hadi gel de lanet okuma, hadi gel de Allah belanızı versin deme!

Öncelikle konunun aslı bu mu bilmiyoruz, bu konuda belge yok; ama olayın aslı böyleymiş gibi vergi kaçıranları, kaçırdıkları vergileri de devlete ödemek yerine kamuoyunda tacizci olarak tanınan vakıflara bağışlayanları savunmak( …) dedim ya kaşarlık örneği ve yüzyılın kaşarı olmaya aday bir durum.

Açlık sınırının altında gelirle çalışmak zorunda kalan, ücretli çalışanların vergisi peşin kesiliyor. Emekli, dul, yetimin vergisi, hatta boş gezen hiçbir geliri olmayan insanların vergisi peşin alınıyor( yaptığı her alışverişte) ; ama milyon dolarlık vergi ödemesi gerekenler, kazandıkları paraları tacizci olarak bilinen kurumlara bağışlıyor…

Allah belanızı versin denmez de ne denir bunlara? Bu işin altından çok şey çıkar, demedi demeyin. Baksanıza kaşar “Başkentgaz, Kızılay’ın daimi bağışçılarından biri. Bu protokolün daha önce başka örnekleri oldu. Tamamen yasaldır, bu bir şartlı bağıştır.” diyor. İyi de basına yansıyan protokol, şartlı bağış protokolü değil ki. Aralarında yasa dışı protokol yaptılarsa bilmiyoruz. Dedim ya bu işin kokusu çıkar yakında…