RTÜK provokatif yorum ve haberler için inceleme başlattı

tarafından
417

Elazığ’da yaşanan depremle birlikte bir kez daha gördük ki şehirlerimiz depremlere hazır değil. Yaşanan depremlerde hayatta kalmak tamamen şansa bağlı; oysa ülkemizin deprem kuşağında olduğunu hepimiz bilir, hepimiz söyleriz…

Madem öyleyse, hepimiz bu gerçeği biliyorsak devlet, hükumetler neden bu konuda gerekeni yapmaz? Neden konutların güvenli hale getirilmesi için gerekli adımları atmaz? Neden depremin hemen ardından ilk yapılan şey basına gözdağı vermek olur ve neden her deprem sonrası aynı sözler söylenir; devletimiz yaraları saracaktır, devletimiz seferber olmuştur vs. vs.

Çünkü kaderci bir toplumuz. Ne gelirse Allah’tan geldiği konusunda inandırılmışız. Baksanıza Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaralıları ziyaret ederken “Kaza da kader de imanımızın gereğidir.” diyor.  Yani 18 yıla yaklaşan iktidarım sonrasında yaşanılan bu depremlerde daha doğrusu depremlerde oluşan can ve mal kayıplarında benim ya da bakanlarımın ihmali ya da kusuru yoktur, bu sizin kaderinizde varmış başınıza geldi diyor. Tıpkı maden kazalarında ölen işçiler için bu işin fıtratında bu var dediği gibi. Tıpkı Şehit olan askerin ailesine senin çocuğunda asker olmasaydı dediği gibi.

Oysa gerçek bu değil. Devlet ve hükumetler depremle ilgili önlem almalıdır. Binalar depremlere uygun yapılmalıdır. Yaşam alanları depremlere hazır halde düzenlenmelidir.  Japonya da deprem ülkesi ve bizim ülkemizde yaşanan depremlerin misli misli fazlası yaşanıyor, ama neredeyse sıfır can kaybı. Neden? Çünkü devlet ve hükumetler yaşam alanlarını ona göre düzenlemiş, binalar depremlere dayanıklı yapılmış. Japonya’da 6.8 şiddetindeki bir depremde can kaybı yaşansa devlet başkanı harakiri yapar; yani kendini öldürür. Bizim Cumhurbaşkanı da “Kaza da kader de imanımızın gereğidir.” der çıkar işin içinden… Aradaki fark bu maalesef…

Elazığ’daki depremle ilgili uzmanlar defalarca uyarmış, televizyonlarda canlı programlar düzenlemişler Elazığ’ın önceliği depremdir, depremle ilgili önlemler alınmalıdır demişler. Sonuçlar ortada.

Aynı şeyler diğer şehirlerimiz içinde geçerli. Bilim adamları kendilerini paralıyorlar adeta bu gerçeği anlatabilmek için. Özellikle de İstanbul için. Olası büyük bir depremle ki bekleniyor, yüz binlerce hatta milyonlarca insanımız hayatını kaybedebilir önlem alınmalı diyorlar, bizim Cumhurbaşkanımız Kanal İstanbul ya yapılacak ya yapılacak diyor. Benim dediğim, benim istediğim ,bilim adamlarının görüşünden, beklentilerinden değerlidir. Benim yaptıklarım ya da yapacaklarım ülke insanının hayatından, yaşam güvenliğinden daha önemlidir diyor.  Yarın İstanbul’da ya da başka bir yerde deprem için alınmayan önlemler nedeniyle yüz binlerce insan ölsün, yine çıkar mezarları başında “Kaza da kader de imanımızın gereğidir.” der.