
Utanç raporu
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kullandığı tahrik edici dil sonrasında, Ankara’nın Çubuk İlçesi’nin Akkuzulu mahallesinde, şehit cenazesine katılan Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı linç girişiminde bulunulmuştu
Olay baştan sona açık ve net bir şekilde haber kanallarında izlenirken, gerek saldırganları, gerekse azmettiricileri bütün Türkiye kameralarda alenen görmüşken; bu kişilerin açık kimlikleri yazılı /görsel basında çarşaf çarşaf yayınlanmışken, konuyla ilgili 9 kişi gözaltına alınmış, 9 kişiden 6’sı savcılığa çıkarılmadan serbest bırakılmış, 3’de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Bunların arasında Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruk attığı açıkça tespit edilen AKP üyesi bir inek hırsızı da vardı.
Olay bir iç savaşı tetikleyebilecek kadar vahimdi. Bir ülkenin iktidara aday ana muhalefet partisi genel başkanı taşlı, sopalı saldırıya uğruyor, sığınmak zorunda kaldığı ev “Yakın evi !“çığlıkları arasında ablukaya alınıyordu. Devletin güvenlikten sorumlu en yetkili kişileri oradaydı ve gereken önlem alınmamıştı.
Saldırıları bir anlık zaaf sonucunda gelişen, kısa sürede kontrol altına alınmış bir olay şeklinde açıklamaya çalışmak gerçekleri gizlemeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Orada ya büyük bir devlet zafiyeti oluşmuştur ya da devlet kontrolünde saldırı gerçekleştirilmiştir. Gerçeğin ne olduğunu, nasıl olduğunu ortaya çıkarmak devletin görevidir.
Ancak görüyoruz ki devletin böyle bir niyeti de, böyle bir çabası da yok. Bu durum saldırılardan hemen sonra, hükümet kanadından, özellikle de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından saldırganı mazur göstermeye dönük açıklamaların yapılmasından anlaşılıyordu.
Anlaşılıyordu, anlaşılmasına; ama bu kadar fütursuz olabilecekleri de beklenmiyordu. Cumhuriyet Halk Partisi devletin, meclisin yapması gerekeni yaparak bir komisyon kurdu ve olayları somut belgelerle, kesin kanıtlarla, saniye saniye ortaya çıkardı, bir rapor hazırladı. Raporda olayların gelişimi bütün ayrıntısıyla açıklandı, zanlılar tespit edildi.
Peki, İçişleri Bakanlığı ne yaptı? Olayın bütün gerçekliğiyle ortaya çıkarılmasını sağlamak yerine, bütün gerçekliğiyle ortaya çıkaran CHP’yi hedef aldı; zanlıları aklamaya, olayların üzerini örtmeye dönük karşı rapor hazırladı. İç savaşı tetikleyebilecek planlı bir saldırının ve bu saldırının arkasındaki güç odaklarının ortaya çıkarılmasını engellemeye dönük bu rapor, tarihimizde utanç raporu olarak hatırlanacaktır. Tarih bu raporu hazırlayanları, hazırlanan rapora imza atanları ve bu raporu savunanları af etmeyecek, günü geldiğinde hesabını soracaktır.

