
Çok değil daha bir gün önce Sakarya’nın Adapazarı ilçesi Taşkısığı Kışlası’nda 143 asker besin zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı, 143 kişinin dikkatini çekmedi. Birer gün arayla şehit haberleri geldi kimsenin ruhu duymadı. Adana’nın göbeğinde polis aracına terör saldırısı oldu “ oh, aman neyse ki şehidimiz yok” diye sevinildi.
Artık öylesine kanıksadık ki bu tür haberleri… İki satır haberle geçiştirilmesine; televizyon ekranlarında bir iki saniyeliğine görüntülerin yayınlanmasına tepki bile vermiyoruz. Sanki kaderimiz oldu asker kışlalarında zehirlenmek, dağlarda şehit olmak, şehrin göbeğinde terör saldırılarına hedef olmak…
Kimse sormuyor, sorgulamıyor. Kimse hesap vermiyor. Nasıl oluyor da askeri kışlada besin zehirlenmesi yaşanıyor? Nerede bu tugay komutanı, tümen komutanı, genelkurmay başkanı, milli savunma bakanı? Askeri kışlalarda daha önce de besin zehirlenmeleri yaşandı; ne oldu sorumlular? Nasıl bir önlem alındı?
Kimse sormuyor, sorgulamıyor Adana gibi bir kentin göbeğinde böylesine bir terör saldırısı nasıl gerçekleştiriliyor? Nerede bu istihbarat birimleri? Emniyet, ordu, jandarma, nerede MİT? Uyuyor mu bunlar? Bunca patlayıcı bir şehre nasıl taşınıyor? Böylesine büyük bir saldırı hazırlığı nasıl tespit edilemiyor? Hani büyük devlettik? Hani güçlü devlettik? Yoksa gücümüz yazara, çizere, sanatçıya, bilim adamlarına mı yetiyor? Darbeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan askeri öğrencilerin ailelerine, cumartesi annelerini mi yetiyor?
Sözde asker milletiz. Gencecik askeri okul öğrencilerimiz darbe safsatasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları aldılar, boğaz köprüsü üzerinde linç edildiler sesimiz çıkmadı. Askeri kışlalarda besin zehirlenmeleri oldu sesimiz çıkmadı. Neredeyse her gün şehit haberleri gelirken askerlik yan gelip yatma yeri değildir dendi sesimiz çıkmadı. Amma her şehidin arkasından” Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları attık, atmaya da devam ediyoruz gür sesimizle. Eee ne de olsa asker milletiz.

