2015 Haziran seçiminde uğradığı bozgun sonrası gerilim siyaseti izlemeyi politika edinen AKP, bu tavrını mecliste de sürdürüyor. Dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişiklik teklifinin görüşüldüğü TBMM Anayasa Komisyonu’nda çıkan kavga bunun somut örneği.
28 Nisan Perşembe günü saat 11’de toplanan TBMM Anayasa Komisyonu’nda, “yer darlığı” yüzünden çıkan tartışma, toplantının devamında yaşanabilecek kavgaların habercisi durumunda olmasına rağmen parti yetkilileri tarafından önlem alınmayınca akşamki rezalet kaçınılmaz oldu.
Bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması teklifi gibi hassas bir konunun görüşülecek olmasının yaratacağı gerginliği düşünmeden, adeta insanları burun buruna getirir, üstelik de bir kısmının ayakta kalmasına neden olursanız çıkan kavganın da sorumlusu olursunuz!
“Bu salon toplantı için uygun değil, insanlar ayakta kaldı. Toplantı daha büyük bir salonda yapılsın, kameramanların toplantıyı sonuna kadar izlemesi için usul tartışması başlatalım” önerisinde kavga çıkaracak ne var? HDP’li milletvekillerinin gerek mecliste, gerekse meclis dışında yaptığı her tür şımarıklığa müsamaha gösteren AKP şimdi neden en basit gerekçelerle kavga başlatıyor.
Çünkü gerilim siyasetinin siyasi prim yaptığına inanıyor. Yaratılan gerilim üzerinden bir taşla iki kuş vurmanın hesapları yapılıyor. Nasıl mı? Bir yandan PKK hizaya sokulmaya çalışılırken diğer yandan kamuoyu desteği sağlanmak isteniyor. Bu ara da HDP’nin istediği kıvama gelmesi hesaplanıyor. Yani HDP’ye ver birkaç kurbanı, PKK’ya da sustur silahları kaldığımız yerden devam edelim diyor. Böylece istediği anayasal değişikliğin önündeki engelleri aşabileceğini düşünüyor; ancak yanılıyor. Ne HDP istediği kıvama gelir, ne de PKK bu saatten sonra silahları susturur. AKP iktidarda olduğu sürece bu kaos, bu terör sürer.

