Cumhurbaşkanından çok muhtarların başkanı gibi davranan Recep Tayyip Erdoğan yine bildik toplantılarından birinde, yine anlaşılmaz açıklamalar yaptı. Amacını kimsenin bilmediğini zannettiği, muhtar toplantılarında, ne istiyorsam millet için istiyorum modunda davranırsam gerçek niyetimi kimse anlamaz diye düşünüyor( herhalde).
Oysa neredeyse söylediği her söz gerçek niyetini açıkça ortaya koyuyor. Örneğin; önce demokratik açılım dedik, olmadı. Milli birlik ve kardeşlik dedik olmadı. En son çözüm süreci dedik istismar edildi sözleriyle PKK ile kurulan uzun süreli diyalogun ilk ve son muhatabının kendisi olduğunu açıkça ilan etmiş oldu. Konuyla ilgili görev ve yetkisi olmadığı halde sık sık açıklama yapma ihtiyacı duymasının nedeni de, hala siyasi muhatap ve yetkili benim mesajı vermek istemesinden kaynaklanıyor.
Geçmişte tüm uyarılara rağmen, kendisinden ve muhatap aldığı örgütten başka hiç kimsenin içeriğini dahi bilmediği bir süreci sürdürme konusunda ısrarlı olan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bugün ” şimdi operasyonlar dönemi. Ne olacak bu dönemde; bu iş bitecek. Başaramazsak yazıklar olsun! Bu millet güçlüdür; bunu başarmaya da muktedir, demekle süreç konusunda başarısız olduğunu itiraf etmiştir.
Öyleyse başından sonuna kadar sorumluluğun kendi üzerinde olduğunu ilan eden siyasetçinin yapması gereken şeyin hesap vermek, bedel ödemek olduğunu bilmesine rağmen, bugün “çözüm arıyorsanız işte size çözüm; terör örgütünün en küçük bir izi, zerresi dahi kalmadan bu topraklardan söküp attığımızda çözümü gerçekleştireceğiz ” diyorsa ve hala kendisini bu konuda yetkili görüyorsa, bu konuda başarılıymış gibi hareket ederek sistem değişikliği istiyor, başkanlık bekliyorsa bunun bir tek nedeni vardır. O da bir gün, birilerinin sürecin hesabını sormak isteyebileceği endişesi taşıyordur.

