Günlerdir harap olan yanan, yıkılan yerleşim alanlarından, sayıları binleri aşan can kayıplarından, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan on binlerce insandan çok, Cizre’de bir binanın bodrum katına sığınan insanlar konuşuluyor. HDP’lilere göre buraya sığınan insanlar silahsız ve yaralı; AKP’lilere göre PKK’nın dağ kadrosundan yöneticilerin bulunduğu Cizre ayaklanmasının beyin takımını oluşturan silahlı, üstelikte ağır silahlı ( roketatarlar vs) militanlar.
Tarafların ifadelerine bakarak herhangi bir yorum yapmak oldukça zor, zor olduğu kadar da tehlikeli; silahsız, üstelikte yaralı insanların bir binanın bodrum katında ölüme terk edilmesi kabul edilemez derseniz, AKP tarafından PKK yandaşı ilan edilirsiniz. Eğer bu insanlar silahsız ve yaralıysa binadan yükselen “sonuna kadar direneceğiz” sesleri kime ait, elleriniz başlarınızın üzerinde dışarı çıkın ( yürüyecek durumda olanların) talimatına neden uyulmuyor sorusunu sorarsanız ya AKP’li, ya derin devlet, ya da faşist olursunuz.
İşin en kötü tarafı da gazetecilik adına yapılan örgüt propagandaları ile hükümet sözcülüğü. Gazetelerin isimlerine bakmanız, konularla ilgili yazılan/yazılabilecek olan haberleri bilmeniz için yeterli. Yazarlar da ha keza. İstisna gazete, istisna yazarlar da var elbet; ancak çok az.
Dönelim konumuza. Şu an için doğru kabul edilebilecek tek şey (tarafların da kabul ettiği gibi) bir binanın bodrum katında insanların bulunduğu. Bu insanların bir kısmının hayatını kaybettiği, bir kısmının da yaralı olduğudur. Gerçi Başbakan Ahmet Davutoğlu “ yaralı oldukları ne malum ?” gibi bir söz de etti. İlerleyen günlerde gerçek anlaşılacak sorumlular mutlak surette hesap vermek zorunda kalacaktır. Şu an devletin üzerine düşen şey bu işi uzatmadan çözmek, gerçekleri kamuoyuna açıklamaktır. Konunun uzaması gereksiz ve asılsız kahramanlar yaratacağı gibi masum insanların hayatlarını kaybetmesine neden olacaktır. Üstelikte her iki koşulda da devlet itibar kaybına uğrayacaktır. HDP’lilerin söylediği gibi bu insanlar sivil ve silahsızsa AKP sayesinde devlet uzun yıllar hesap vermek zorunda kalacak. AKP’lilerin söylediği gibi isyanı yöneten kadrolar ise yine AKP sayesinde devlet aylardır bir binadaki isyancıları etkisiz hale getiremediği için o insanları kahramanlaştıracak. Yani her iki sonuçta da AKP sayesinde kaybeden devlet olacak.

