Hangisi Daha Ağır Suç?

tarafından
281

Kimi zaman komik, kimi zaman korkunç cümleler kurarak toplumun dikkatini çekmeye çalışan Ayhan Çarkın yine gazete manşetlerinde, yine televizyon ekranlarında boy göstermeye başladı…
Çok değil, kısa bir süre önce televizyon ekranlarında kendisini izlerken nefesimiz kesilir, gazetelerde açıklamalarını okurken tüylerimiz diken diken olurdu. Kendi ağzından dökülen cümlelerde yer alan itirafları dinledikçe dehşete düşerdik. Binlerce insanı öldürdüklerini, binlerce evi yaktıklarını anlatır, iddia ettiği konularda yer, zaman belirtir, olaylar hakkında bilgi verirdi.
Ve bizler umutlanırdık. Sonunda birisi gerçeklerin yarattığı vicdani baskı ile yaşayamaz hale geldi, gerçekleri haykırıyor, artık yapılanların üstü örtülemez derdik…
Ayhan Çarkın’a  inanmıştık çünkü kendisini hiç bir zaman işlendiğini iddia ettiği suçların dışında tutmadığı gibi, işlenen suçların faillerinden olduğunu da gizlemedi.
Ancak gel gör ki; Ayhan Çarkın’ın basında yer alan sözlerinin neredeyse hiçbirisi yargılandığı mahkeme tutanaklarında bulunamadı. Başka bir deyişle; basın karşısında dili çözülen bül bül kesilen Ayhan Çarkın iş yargılamaya, yargılanmaya gelince hiçbir şey yapmadı. Kamuoyuna binlerce insanı öldürdüklerini açıklarken, yargılandığı mahkemede bir tek faili meçhulün aydınlatılması için gereken bilgiyi vermedi. Ve sonuçta yarım kalmış, karanlık bir davada 4,5 yıl çete üyeliğinden ceza alarak hapis yattı.
Bu kişinin kim olduğunu sanırım hepiniz hatırladınız. Eski Özel Harekâtçı… Şimdi bu kişi kalkmış, çoluğunu çocuğunu almış Nevruz kutlamalarına katılmış orada “iki Abdullah’ı sevdim birisi Abdullah Çatlı diğeri Abdullah Öcalan diyormuş.  İnsan donup kalıyor (!)
Düşünsenize tabloyu; bir yanında Abdullah Öcalan diğer yanında Abdullah çatlı ortada Ayhan çarkın…  Ve bu insan Nevruz alanında şov yapıyor, bizlerin eline kan bulaştı binlerce insanı öldürdük diyor kameraların karşısında… Sonuç, 24 saatlik gözaltı ve serbest bırakılıyor.  
Yaşanılan bu son olay, bir kez daha gözler önüne serdi ki; bu ülkede yanlış giden bir şeyler var. Bu yanlış şeylerin başında da hukuk geliyor.
Bir yanda benim suçum ne, neden cezaevindeyim diye haykıran yazarlar, gazeteciler, bilim adamları diğer yanda binlerce insanı öldürdüm diyen şovmen katiller…
İnsan düşünmeden edemiyor; bu ülkede kitap yazmak binlerce cinayet işlemekten daha mı ağır suç? Bu ülkede karanlık cinayetlerin peşine düşmek araştırmak, cinayetleri işlemekten daha mı ağır suç? Vicdanım sızladı, içim acıdı… Eli kanlı katiller ekranlarda şov yapıyor, gazeteciler, bilim adamları, aydınlar cezaevlerine atılıyor…  Merak ediyorum hala inan var mı? Bu ülkenin demokratik hukuk devleti olduğuna… Ben inanmıyorum! Katiller şov yaparken, yazarlar cezaevlerine atılıyorsa  o ülkede ne demokrasi vardır ne de hukuk?  

Ulus Gazetesi 4.4.2011