Cumhurbaşkanının, başbakanın, AKP’li bakanların, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, il, ilçe yöneticilerinin hatta AKP’ye oy veren bazı vatandaşların son günlerde dillerinden düşürmediği sözcükler var” millete, devlete hainlik edenlere acımayacağız”. İyi, güzel…
Bugün de içişleri bakanının benzer açıklaması yer aldı yazılı basında. Diyor ki; teröre karşı müsamahakâr olmayacağız. Elimizdeki bütün teknik ve istihbari donanım açısından, bütün araçlarımızı sahada hazır edeceğiz. Tekrar söylemek istiyorum, açık konuşuyorum ki acımasız olacağız. Bu da güzel…
İyi, güzel de insan ister istemez düşünüyor; birincisi millete, devlete hainlik edenlerin kim ya da kimler olduğuna, kim ya da kimler, nasıl karar veriyor? Kim vatan haini, kim vatansever nasıl, kimler tarafından belirleniyor? İkincisi terörle mücadele edilirken şimdiye kadar müsamaha mı gösteriliyordu, eldeki mevcut teknik, istihbari donanım araçlarının tamamı sahada değil miydi? Dahası teröre ve terörizme acınıyor muydu?
Evet, bildik isimler bildik açıklamalarına devam ederken dünyadan, BM’den, Avrupa’dan uyarılar gelmeye başladı bile. Ana muhalefet partisi CHP’nin 15 Temmuz sonrası mağduriyetleri incelemek amacıyla kurulan izleme komisyonuna başvuran insan sayısı otuz bine dayandı. İşkence haberleri hızla yayılıyor. Ülkede millete, devlete hainlik edenlerin temizlendiğine inanan insan sayısı ise giderek azalıyor.
Ülke yanlış şeyler oluyor, olmaması gereken şeyler oluyor. İşten el çektirilen, meslekten ihraç edilen, gözaltına alınan, tutuklanan insanların sayısı yüzbinleri aştı. Anti demokratik yöntemlerle demokrasi mücadelesi verilemez. Hukuk dışı yöntemlerle adalet sağlanamaz. Öfke öfkeyi, şiddet şiddeti, hukuksuzluk hukuksuzluğu ve adaletsizlik ise terörü besler. Sönen ocaklardan birlik, kardeşlik değil düşmanlık ve nefret doğar.
Ülkede olağanüstü hal kanunları geçerli, devlet kanun hükmünde kararnameler ile yönetiliyor. Daha açık deyimle bugünkü devlet uygulamalarının altında tek başına AKP imzası var. Bu dönem yaşanan hukuksuzlukların, adaletsizliklerin yarattığı mağduriyetlerden tek başına AKP sorumludur. Ortaya çıkabilecek olumsuzlukların sorumluluğundan köprü yaparak, yol yaparak kurtulamaz. Bu işin yarını var, bu işin sonrası var…
