Pişmanım diyenlerden şüphem var
Birisi var ki; milyonlarca insanın aklıyla, hafızasıyla alay ediyor. Ağzından çıkanların ne kadarı gerçek, kaç insan inanır umurunda değil. Söylediği sözlerin bir gün dönüp dolaşıp yüzüne vurulacağı endişesini de taşımıyor (!) Bugün başka, yarın başka konuşmaya fütursuzca devam ediyor.
Bir gün sözde çözüm süreci adıyla PKK ile kol kola yürüyor, sözde barış adına çadır mahkemeleri kurduruyor; başka bir gün bir tek terörist kalmayana kadar mücadele sürecek diyor taş üstünde taş bırakmıyor. Bir gün Fethullah Gülen’e methiyeler diziyor, dön artık bitsin bu hasret diyor; başka bir gün yanıldık kusura bakmayın Allah af etsin, millet af etsin diyor.
Ve her nasılsa,nasıl oluyorsa değişmeyen bir seçmen kitlesine sahip; üstelik seçmenleri de en az kendisi kadar ilginç. O ne yaparsa yapsın koşulsuz kabul ediyor; asla sormuyor, sorgulamıyor, yargılamıyor. PKK ile kol kola gider, gizli kapaklı anlaşmalar yaparken seçmen kitlesi ” 40 yıldır süren terörü bitirecek, analar ağlamayacak daha ne istiyorsunuz” diyordu. Aynı seçmen kitlesi güneydoğudan her gün onlarca şehit haberleri gelirken” ne yani terörle mücadele etmesin mi “ demeye başladı (!) Fethullah Gülen’e methiyeler dizer, her tür konuda, her tür desteği verirken; bizzat Fethullah Gülen’e dön artık bu hasret bitsin derken, sıkıysa Fethullah Gülen’e laf söyle anında içerde bulurdun kendini. Şimdi Fethullah Gülen’i ellerine geçirseler, kendi elleriyle parçalarlar.
Daha birkaç gün önce “ ben de yanıldım, bilmeden yardımcı da oldum Allah dedikleri için güvendim, Allah af etsin, millet af etsin dediğinde, seçmen kitlesi de “ bakın ne kadar samimi, ne kadar dürüst bir cumhurbaşkanı diyordu. Hemen arkasından Fethullah Gülen Cemaatini destekleyenlerden, bugün” yanılmışız bunları böyle bilmezdik “ diyenler için ise “pişmanım diyenlerden şüphelerim var güvenmiyorum” dediğinde yine aynı seçmen kitlesi “ bravo” diyerek ayakta alkışlıyor. Bu nasıl bir oyun, nasıl bir komedi anlayana aşk olsun. Bir tanesi dönüp de “ yahu düne kadar sen bunlara toz kondurmuyordun, bugün yanılmışım diyorsun anlayış bekliyorsun; öyleyse sana da güvenilmez, sana da şüpheyle yaklaşılması lazım “ demiyor, diyemiyor. Bir gün eline taş alarak havaya atsa, altına geçip alkışlamaya başlayacak hayran kitlesi var. Taş düşünce başı yarılan feryat etmiş ne çare?
Evet, maalesef bugün için durum bu… Evet, durum bu, bu ama bugün böyle diye sonsuza kadar böyle gitmeyecek, böyle bir şey doğanın kendisine aykırı. Bir gün havaya attığı taşın altına başını uzatarak alkışlayanlar, taş başlarını yardığında işin farkına varacaklar. Ve o günler çok uzak değil; çünkü bu kez suçladıkları ,yok etmek istedikleri suç ortakları…
