Herkes sorumluluğunu bilmelidir
Dün gece yaşanılan olağanüstü olayların ayrıntıları kamuoyuna yansımaya başladıkça gerçekler de anlaşılmaya başlandı.
Emir komuta zinciri içerisinde olmadığı anlaşılan bir girişimin, emir komuta zinciri içerisinde engellenebileceği, girişimcilerin de bertaraf edilebileceği açık durumdayken; ne yazık ki olayın siyasi şova dönüştürüldüğü görülüyor.
Siyasi iradeye karşı bir takım girişimlerde bulunan yetki ve gücü sınırlı bazı silahlı kuvvetler mensuplarına karşı devletin ilgili birimleri gerekli müdahaleleri yaparak olayı engelleme, girişimcileri bertaraf etme aşamasındayken, toplumsal sağduyu ile sükûneti sağlama görev ve sorumluluğuna sahip olması gereken cumhurbaşkanı halkı sokağa davet ederek büyük bir sorumsuzluk örneği sergilemiştir.
Girişimde bulunanlar ordunun çok küçük bir parçasıyken ve ordunun kendisi yapması gerekeni yaparak müdahalede bulunurken cumhurbaşkanının halkı sokağa davet etmesi sorumlu devlet adamı niteliği taşımadığını göstermektedir. Onun bu sorumsuz çağrısı sonrasında kafalarında ordu düşmanlığı taşıyan, yüreklerinde besledikleri laik cumhuriyet ve laik ordu düşmanlığını eyleme dönüştüren yobazlar; kendisine silah sıkmayan, üstelikte konuyu anlayarak elindeki silahı bırakan; yani teslim olan gencecik askerleri linç etmiş dahası boynunu kesmiştir.
Bugün eli kanlı yobazlar tarafından tekbir getirilerek şehit edilen o askerlerin vebali halkı sokağa davet edenlerin üzerindedir. Yapılan sokağa çıkın çağrısı demokrasiye sahip çıkma değil; asker düşmanlığına dönüşmüş, askeri araçlara saldırı, askerleri linç etme girişimine dönüşmüştür. Böyle bir şey kabul edilemez!
Konu siyasi popülizme dönüştürülmeden ayrıntılarıyla araştırılmalı, girişimciler tespit edilmeli, geçmiş ilişkileri, bulundukları görevlere getirilme süreçleri bütün ayrıntılarıyla belirlenmelidir.
Olay siyasi rant sağlama çabasına dönüştürülmeden, sistem değişikliği çabalarına alet edilmeden çözülmelidir.
Toplumsal barış ve huzurun sağlanması adına başta cumhurbaşkanı olmak üzere, başbakan ve tüm siyasi parti genel başkanları askerin kışlaya, halkın evine dönmesi konusunda çağrı yapmalıdır. Halkı herhangi bir ihtiyaç yokken, ısrarla sokaklara çağıranların unutmaması gereken bir şey var o da yaşanabilecek her tür olumsuz olayın sorumlusunun kendileri olacağıdır. Darbelere hayır;ancak darbe istismarcılarına da hayır demek gerekiyor.
