Gerçek koruyucunun halk olduğu bilinmelidir!

tarafından
236
Gerçek koruyucunun halk olduğu bilinmelidir!

564

Gerçek koruyucunun halk olduğu bilinmelidir!

Tarih sayfalarında ibret vesikası olarak yer alacak, bir dönem yaşıyoruz. Devletin başı konumunda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uygulanmasını gözetmekle yükümlü olduğu” anayasaya” kendisinin uymadığını dahası anayasa ile belirlenmiş olan görev ve yetki alanlarının dışına çıkarak parti genel başkanı gibi davrandığını görüyor, endişeyle izliyoruz.

Bir partinin içişlerine müdahale ederek, genel başkanını istifaya zorlamanın dahası yeni genel başkanı belirleme süreciyle birlikte, yeni bir devlet yapısı oluşturmayı hedeflemenin açıkça anayasal suç olduğunu, yargılanmayı gerektirdiğini biliyoruz.

Ve diyoruz ki; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasal olmayan, antidemokratik adımlarını alkışlayanlar hatta seyirci kalanlar gelecekte yaşayacak oldukları utançtan kurtulamayacakları gibi gelişen tarihsel süreçten de sorumlu olacaktır.

Kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı mevcut parlamenter sistemi, dolayısıyla devlet yapısının tamamını değiştirmeyi hedeflemek gibi çok ciddi ve tehlikeli bir süreç hazırlığında olan ve bunu açıkça ilan eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı doğabilecek karanlık ve tehlikeli süreç konusunda uyarmak dahası karşısında durmak elbette ki en başta muhalefet partilerinin görevidir. Ve elbette ki yasal olmayan böylesine bir girişimi, yasal olarak engellemesi gereken mekanizma derhal harekete geçmelidir; yani Cumhuriyet Başsavcılığı derhal harekete geçerek görevini yapmalıdır.

Oysa şaşkınlıkla izliyoruz ki; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yokluk, açlık ve sefalet içerisinde, acı, gözyaşı, kan ve ölümlerle dolu mücadele sonrasında kurulan kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı laik, demokratik parlamenter sistemi yasalar ve anayasa ile korumakla görevli cumhuriyet savcıları hedef alınan laik, demokratik, parlamenter sistemi korumak adına harekete geçmek yerine laik, demokratik, parlamenter sistemi savunmak adına, laik, demokratik, parlamenter sistemi hedef alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı oluşabilecek karanlık ve tehlikeli süreç konusunda uyaran ana muhalefet partisi genel başkanı hakkında harekete geçerek soruşturma süreci başlatıyor.

Diyoruz ki; yasalara ve anayasaya uymak herkesin görevidir. Buna cumhuriyet başsavcıları da dâhildir. Anayasayı çiğneyerek, anayasal olmayan tutum ve davranışlar içerisinde olan dahası anayasaya göre suç teşkil eden iş ve eylemleri yapacak olan her kim olursa olsun hakkında gerekli yasal süreci başlatacak olan kurum başsavcılıktır. Başsavcılık anayasayı savunan ve anayasayı çiğneyerek, mevcut anayasal düzeni değiştirmeyi hedefleyenleri uyaranları ve karşısında olanları  soruşturamaz, böyle bir hak ve yetkisi yoktur.

Cumhuriyet başsavcılarının görevi nedir? Hak ve yetkileri nedir? Mevcut parlamenter sistemi yok etmeyi hedefleyenlere seyirci kalarak, mevcut parlamenter sistemi savunma görevini üstlenenleri soruşturmak savcıların haddi midir?  Cumhuriyet savcıları, cumhuriyeti ve mevcut parlamenter sistemi korumakla görevlidir; mevcut parlamenter sistemi hedef alanları değil!

Gerek ana muhalefet parti teşkilatları, gerekse laik, demokratik, parlamenter sisteme inanan savunan diğer partilerin teşkilatları harekete geçerek adalet bakanlığına ilgili savcı hakkında şikayette bulunmalıdır.  Parti yöneticileri, parti üyeleri bulundukları illerin, ilçelerin cumhuriyet savcılıklarına başvurarak ilgili savcı hakkında parlamenter sistemi savunanlar, parlamenter sistemi yok etmeyi düşünenleri uyaranlar hakkında yasal olmayan soruşturma başlatmaktan suç duyurunda bulunmalıdır. Cumhuriyetin, laik ,demokratik parlamenter sistemin gerçek koruyucularının halk olduğunu cümle aleme göstermelidir.