Halk her şeyin farkında

tarafından
355

Neredeyse her gün CHP’li belediyelere yapılan operasyonları ve neredeyse her gün CHP örgütünde görevden almaları ve ihraçları izliyoruz. Adeta birbirine paralel olarak devam eden bu müdahalelerin arkasındaki asıl büyük fotoğrafa bakmak gerekiyor.

Biraz gerilere giderek Recep Tayyip Erdoğan’ın Refah Partisinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemi hatırlayalım. Gazeteci Yazar Banu Avar’ın 1994’de bire bir tanık olduğu dönemin belgelerini sunarak , Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün ABD tarafından parlatılmaya çalışarak , ABD’nin Büyük Orta Doğu projelerini hayata geçirebilmek için iktidara hazırlandıklarını söylüyordu. ABD’nin bu amacını Recep Tayyip Erdoğan zaman zaman kendisi de ifade etti, zaman zaman da reddetti.

O günden bugüne yaşananların kronolojik sıralamasına bakıldığında süreç Banu Avar’ın haklılığını tüm gerçekliliğiyle ortaya koyuyor. “Halk mağduru destekler” mantığıyla projenin ilk adımı atılıyor 26 Mart 1999 4 ay cezaevinde kalmak üzere törenlerle uğurlanan Recep Tayyip Erdoğan 14 Ağustos 2001’de Refah Partisinden ayrılarak Abdullah Gül ,Bülent Arınç, Ali Babacan,Binali Yıldırım, Abdülkadir Aksu, Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Mehmet Ali Şahin, Vecdi ile AKP’yi kuruyor . O dönem Refah Partisi Genel Başkanı olan Necmettin Erbakan’ın kurulan AKP ile ilgili iddialarını da unutmayalım.

Bu arada Recep Tayyip Erdoğan aldığı ceza nedeniyle siyasi yasaklıdır, 2002 genel seçimlerine aday Abdullah Gül olur ve seçimi kazanır ardından CHP Genel Başkanı olan Deniz Baykal’ın da desteğiyle yapılan anayasa değişikliği ile Recep Tayyip Erdoğan döneminin başlamasının önü açılır.

Plan devam ediyor, terör saldırıları artmaya başlıyor , ABD Türkiye üzerinden Saddam Hüseyin Cumhurbaşkanlığındaki Irak’a askeri müdahalede bulunmak isterken , askeri yığınaklara başlıyor bile. O dönem böyle bir operasyonun Irak’ın bölünmesiyle sonuçlanacağını ve sınırlarımızı tehdit edebilecek bir devlet kurulabileceği nedeniyle dönemin askeri komutanları karşı çıkıyor. Başta Orgeneral Eşref Bitlis olmak üzere diğer komutanların başlarına neler geldiğini biliyoruz. Yıllarca Ergenekon, Balyoz gibi düzmece davalarla cezaevlerine atıldılar yerlerine kendi istedikleri komutanların gelmesi sağlandı. Başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ki; ben bu davaların savcısıyım diyordu, tüm AKP kadroları davaları destekliyordu.

ABD’nin Türkiye üzerinden Irak’a müdahalesine bazı AKP’li milletvekillerinin de karşı çıkması üzerine Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül çok istemesine rağmen ABD’nin planları suya düştü. Bunun üzerine planlarına engel görülen ordu üzerinde Ergenekon, Balyoz gibi adlar verilen saçma sapan operasyonlar yapılarak istenilen şekle dönüştürüldü ve ardından orduyu , yargıyı, TBMM’yi tamamen etkisizleştirecek anayasa refarandumu hazırlandı. Önce 21 Ekim 2007’de cumhurbaşkanını doğrudan halkın seçebileceği anayasa değişiklik refarandumu yapıldı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. Ardından 16 Nisan 2017’de yapılan refarendumda geçersiz oyların geçerli sayılmasıyla devlet yönetimi tek adam kontrolüne alındı.

Bu dönem CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu neredeyse hiçbir direnç göstermedi hatta geçersiz oyların geçerli sayılarak tek adam rejiminin yolunu açan referandumla ilgili yasal yollara başvurmak isteyen milletvekillerine engel oldu. Aynı zamanda dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde destek olarak başta Selahattin Demirtaş olmak üzere birçok milletvekilinin tutuklanmasına neden oldu ve geçtiğimiz günlerde pişman değilim açıklaması yaptı.

Bütün bu yaşanılanlar ve ABD’nin farklı ülkelere askeri müdahaleleri ABD’nin Türkiye ile ilgili planlarının aksamasın neden oldu ve “Recep Tayyip Erdoğan iktidarı ,Kemal Kılıçdaroğlu muhalefeti ” planı yavaş yavaş erimeye başladı. CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu liderliği tartışılmaya başlandı ve 38. kurultayda Özgür Özel’e karşı kaybetti. CHP Özgür Özel ile büyük bir ivme kazandı . Bu arada ülke genelinde konulan sandıkta CHP’li üyelerden çok daha fazla oy alan Ekrem İmamoğlu CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı oldu. Böylece ABD’nin tüm planları alt üst oldu.

Öncelikle yapılacak ilk seçimde ezici oy farkıyla kazanacak olan Ekrem İmamoğlu’nu saf dışı etmek için yargı devreye sokuldu, yetmedi tüm CHP’li belediyelere operasyonlar başlatıldı, bazı belediye başkanları saf değiştirmeye zorlandı. Ama plan yine tutmadı . ABD politikalarına ve Cumhur İttifakının yasa dışı politikalarına karşı amansız bir direniş gösteren Genel Başkan Özgür Özel adeta yüzyılın lideri oldu.

Bir kez daha plan değişti. Bu kez Özgür Özel’in saf dışı bırakılması için düğmeye basıldı yine yargı kullanıldı ve yetkisiz bir mahkemeden hukuki olmayan bir kararla Özgür Özel’in kazandığı 38. kurultay tüm sonuçlarıyla iptal edildi, basiretsiz Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan oldu.

Bugün hala paralel operasyonlar devam ediyor CHP’li belediyelere operasyon , CHP örgütünde görevden almalar, ihraçlar. Tüm hedef ABD politikalarına karşı çıkmayan tam tersine sonsuz hizmet eden bir iktidar ve muhalefetmiş gibi bir muhalefet.

Tüm bu yaşanılanlar Tom Barrack’ın defalarca yaptığı açıklamalar, Donald Trump’ın tavırları ve açıklamaları Banu Avar’ı defalarca haklı çıkarıyor. Başta ABD ve hizmetkarları olmak üzere bir şeyin farkında değiller “halk artık her şeyin farkında ve topunu beraber gönderecek” Çünkü hiçbir şekilde geri adım atmayan , cumhuriyete , demokrasiye, hukuka yürekten inanmış gerçek bir Atatürkçü liderleri var ” Özgür Özel “