19 yüzyılda sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan işçi sınıfının, ağır çalışma koşullarına yönelik mücadelesinin sembolü olan 1 Mayıs 1886’da sekiz saat çalışma hakkıyla ilgili başlattığı mücadele hiç durmadan sürüyor.

Dün neyse bugün de o . Sadece işçiler bugün 1886’da olduğu gibi idam edilmiyor; ancak toplu hak arayışlarında ilk karşılaştıkları şey işten atılma tehdidi sonuç alınamazsa gözaltılar , tutuklanmalar başlıyor.
Bugün de 1 Mayıs İşçinin Emekçinin Birlik ve Dayanışma Günü tüm dünya da anma ve dayanışma günü olarak kutlanıyor. Ülkemizde 1 Mayıs 1977 kutlamalarında İstanbul Taksim Meydanında yaşanan katliamlar sonrasında İstanbul Taksim alanı ile Kazancı yokuşu Türkiye işçi sınıfının anma ve toplanma alanı olarak hafızalarına kazındı.
1 Mayıs kutlamaları ülkemizde ne yazık ki siyasi iktidarlar tarafından her zaman provoke edilmiş , işçi sınıfının 1 Mayıs Emek ve Dayanışma alanı olarak kabul ettiği Taksim Alanına girmesine izin verilmemiş , alana girmek isteyen işçilere de en ağır şekilde müdahale edilerek gözaltılar yapılmıştır.
Bugün de değişen bir şey olmadı , ellerinde karanfillerle 1 Mayıs 1977’de karanlık güçlerce katledilen arkadaşlarını anmak , dünya işçileriyle dayanışma gününü kutlamak için Taksime yürüyen işçiler polis müdahalesiyle karşılaştı, yerlerde sürüklendiler, coplandılar, gazlandılar gözaltına alındılar…
Siyasi irade neden böyle bir şey yapıyor? Bayram işçinin bayramı, kutlama ve anma yerini de işçinin belirlemesi gerekmiyor mu? Burada bilinen ” Emek Sermaye çelişkisi ” ortaya çıkıyor. Devlet kapitalist olunca daha çok kapitalistlere ;yani sermayeye hizmet ediyor. İşçi sınıfının kendi kutlama alanını kendisinin belirlemesini işçi sınıfına karşı bir yenilgi ya da bir teslimiyet olarak algılıyor. Kendisine itiraz edilmesini ya da itaat edilmemesini kabullenemiyor.
Bir devlet ellerinde karanfillerle 1 Mayıs alanına gitmek isteyen işçilere müdahale ediyorsa aslında tarafını açıkça belli ediyor. Bir tarafta sermaye diğer tarafta emeğini, alın terini satarak geçimini sağlamaya çalışan işçiler. Bir de buna ülkemizdeki çalışma koşulları ile ücretler eklendiğinde ” Ben sermayeden yanayım” diyor.
Her şeye rağmen gözaltıların, işkencelerin , ölümlerin yıldıramadığı işçi sınıfının mücadelesinin önünde saygıyla eğiliyor, 1 Mayıs Emek ,Mücadele ve Dayanışma Günlerini yürekten kutluyorum.
