Akıl almaz olaylar yaşanıyor

tarafından
350

ABD -İsrail, İran savaşı, ekonomik kriz, köylünün çiftçinin tapulu arazilerine el konulması ,ana muhalefet Partisi CHP’nin belediye başkanlarına, bürokratlarına hukuki dayanaktan yoksun yapılan operasyonlar , gözaltılar ,tutuklamalar hatta CHP’nin kurultayı hakkında verilebilecek ” Butlan ” kararı sonrası kapatılma davası ihtimali bile bir anda unutuldu, bütün Türkiye ” Bu nasıl olur ? ” diye düşünmeye başladı.

Kendisinden birkaç yaş dahi büyük olan kişilere abi, abla diye hitaben, tartışırken bile büyüğüne “Bak büyüğümsün saygım sonsuz; ama” diye karşı çıkan, yolda yürürken kendisinden büyük komşusunu gördüğünde elindeki sigarayı yere atan , öğretmenleriyle karşılaştığında ceket ilikleyerek adeta esas duruşa geçen bir nesil , nasıl oldu da öğretmen öldüren , arkadaşlarını topluca öldürmeye çalışan bir nesile dönüştü?

Bu ülkenin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve bu bakanlıkların çok geniş kadroları var. Bakan yardımcıları, bakan danışmanları, müdürleri , müdür yardımcıları yüzlerce binlerce çalışanı var. Bu bakanlıklar ne iş yapar? Bu bakanlıkların görevleri ne?

Okullarda sınıf öğretmenleri var, rehberlik öğretmenleri var , sınıf muavinleri var, müdürler , milli eğitim müdürleri, milli eğitim baş müdür yardımcıları var sonuç; okullar bilimsel eğitim kurumları olmak yerine akran zorbaları ile seri katiller üreten kurumlara dönüştü.

Bir çocuk nezle olmadan ,nezle olabileceği anlaşılıyor da bir çocuğun seri katile dönüşebileceği nasıl anlaşılmıyor? Demek ki saydığımız bakanlıklar,bakanlık bürokratları hiçbiri görevlerini yapmıyor. Ailelere ve çocuklara karşı sorumlu olan bu kurumlar , dolayısıyla devleti yönetenler görevini yapmıyor, devlet politikaları akılcı ve bilimsel değil.

Şimdi diyeceksiniz ki ” Her şey ailede başlar, bu çocuklar aileleri tarafından yetiştirilemiyor ya da yanlış yetiştiriliyor. ” Peki , o aileleri de yetiştiren bu kurumlar değil mi? O ailelere ve çocuklarına karşı sorumlulukları olan bu devlet değil mi?

Cezaların yetersizliğinden, caydırıcı olmadığından falan bahsediliyor; son olarak Kahramanmaraş’da yaşanılan acı olay sonrası katil kendisini de öldürmedi mi? Bu katili nasıl cezalandıracaksınız ? Demek ki cezaların ağırlaştırılması sonucu değiştirmez, suç işleme nedenleri ortadan kaldırılmalı. Bu da ancak devlet politikalarında yapılacak köklü değişikler ile mümkündür. Doğrusunu isterseniz bu iktidarın da bu tür politikalar üreteceğini pek inanmıyorum.

Sonuç olarak bir ülkede işlenen suçlar ve cezalar o ülkenin devlet politikaları daha doğrusu hükûmet politikalarıyla ilgilidir. Başınızı nereye çevirirseniz sorun , nereye çevirirseniz sorunun sorumlusu siyasi iktidar çıkar karşınıza. Tez zamanda kurtulmak dileğiyle yaralılara acil şifalar , ölenlerin yakınlarına sabırlar diliyorum. Bir daha böyle bir olayla karşılaşmamayı umut etmek istiyorum.