Ülkenin en tartışmalı ağır ceza mahkemesi başkanı ,başsavcısı, bakan yardımcısı ve bakanı aynı kişi. Bu bir tesadüf olabilir mi? Böyle bir şeyin tesadüf olma olasılığını hesaplamaya çalışan matematikçiler herhalde mesleği bırakır; çünkü böyle bir olasılık yok.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten bahsediyorum. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerinde bulunduğu sırada siyasi davalarda almış olduğu kararlar kamuoyunda büyük tartışmalar yarattı. Daha sonra bakan yardımcılığı görevine atandı. Ardından tekrar İstanbul Başsavcılığına atandı. Bu süreçte büyük tartışmalara konu oldu. İstanbul Başsavcılığı döneminde ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte birçok muhalefet partisi belediye başkanlarının, meclis üyelerinin , bürokratlarının tutuklanmasına yol açan soruşturmalara imzasını attı. Hatta milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmaya çalıştığı girişimleri var. Bu soruşturmaların da ,açılan davaların da çok büyük tartışmalara yol açtığı kamuoyu tarafından biliniyor.
Şimdi aynı kişi en tartışmasız olması gereken makam adalet bakanlığı koltuğuna oturdu. Tartışmalar hiç bitmediği gibi sürekli arttı. Hakkında öyle çok iddialar ortaya atıldı ki bırakın adalet bakanlığını sıradan bir memur olsa çoktan açığa alınmış ,yargılanmasına başlanmış olurdu.
Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel elinde bir takım belgelerle ” Tapu kayıtları, sözleşmeler, ödeme planları vs ” konuyu yargıya ve ülke gündemine taşıdı. Akın Gürlek’in sahip olduğu mal varlığına aldığı maaşlarla sahip olamayacağı iddiasını dile getirdi. Ve yine büyük tartışmalar başladı.
Aslında iddiaların tartışılacak bir yanı yok, iddiaları tartışmaya çalışmak dikkati başka yönlere çekmeye çalışmaktan başka bir şey değil. Cevap verilmesi ya da mahkemeye sunulması gereken şey tapu kayıtlarının, ödeme planlarının, IP numaralarının, alım satım bedellerinin gerçek olmadığını gösteren belgeleri sunmak , adı geçen kişiler ile herhangi bir bağının, bağlantısının ya da ilişkisinin olmadığı ispat etmek. Böylece hakkındaki bütün iddialar çürütülür, bütün tartışmalar biter ve bir kahraman olur.
Bu nasıl olabilir ? Ancak o koltuktan kalkması ile mümkün olur. O koltukta otururken konuyla ilgili gerçeklerin ortaya çıkarılması söz konusu olamaz. Soruşturma yapılması gereken izni verecek olan kurulun başında o var. Soruşturma yapacak savcıları belirleyen kişi o. Yargılanma söz konusu olursa ki çok zayıf ihtimal ,onu yargılayacak hakimleri belirleyen o.
Peki, gerçekler nasıl ortaya çıkacak? Unutmayalım ki en adil, en adaletli yargı kamuoyu vicdanlarında oluşan yargıdır. Bu konudaki en doğru kararı da millet sandık önüne geldiğinde verecektir; hiç kuşkunuz olmasın.
