Günah keçisi aramanın anlamı yok

tarafından
1684

Türkiye olması gerektiği gibi adil, demokratik ve hukuki bir seçim süreci yaşamadı. Tam tersine insanlar uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek şekilde anayasa, yasalara aykırı tutum ve davranışlarla karşı karşıya kaldılar.

Öncelikle YSK Anayasa’ya göre üçüncü defa aday olması mümkün olmayan Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığında bir sakınca görmeyerek Anayasanın çiğnenmesine göz yumdu. Ardından Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’li bakanlar devletin tüm olanaklarını sıfatlarını bir kenara bırakmadan kullandılar. Devlet dairelerinde, bakanlıklarda seçim toplantıları yaptılar. Recep Tayyip Erdoğan her türlü makam aracını seçimlerde kullandı. Bakanlarda öyle. Yani devletin otoritesini, gücünü seçim malzemesi olarak kullandılar. Yeri geldi insanları tehdit ettiler, yeri geldi seçim otobüslerine eliyle kalp işareti yapan genci tekme tokat gözaltına aldılar. Seçim bölgelerinde akla hayale gelmeyecek yöntemlerle insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Öyle ki birçok yerde seçimi Kılıçdaroğlu’nun kazanması halinde silahlı milis güçlerinin sokaklara çıkacağı ve katliam yapacağı söylentisini yaydılar.

Sonuç yasa dışı şekilde vatandaşlık verilen göçmenlerin, yurt dışında yaşayan seçmenlerinin ve sandığa gitmeyen vatandaşların sayesinde zorla seçimi kazandı. Kazanmasına kazandı ama bu kez karşısında tüm bu olumsuzluklara rağmen dimdik duran bir yüzde kırk sekiz buldu. Bu oran asla küçümsenemez. Bu oran başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm partililerin, ittifak bileşenlerinin ve bu ülkeye gönül vermiş insanların alın teriyle, inançlarıyla, kararlılıklarıyla kazanılmış bir orandır.

İşte bunun için hiçbir şekilde moral bozmaya gerek yok. Mücadele kaldığı yerden kararlılıkla başlayacak ve sürdürülecektir. Ta ki bu ülke hak ettiği gibi özgür, demokratik, refah bir ülke olana kadar…