Bundan tam yedi yıl önce Ankara Tren Garı önünde bir canlı bomba saldırısı sırasında 103 insan hayatını kaybetti. Hani öyle normal ölüm falan değil bu ölümler. Hiçbir suçu günahı olmayan insanlar parçalanarak öldüler. Kollar, bacaklar bir tarafa, gövde bir tarafa, insan parçaları dağıldı Ankara Tren Garı önüne…

Ve dün bütün Türkiye’de bu korkunç saldırıda hayatlarını kaybeden insanları anmak aynı zamanda sorumluların ortaya çıkarılmasını, katillerin yakalanması haykırmak için toplandı insanlar. Birçok yerde sorunsuz yapıldı anma törenleri; ama nedense Ankara’da polis zor kullandı, ters kelepçe taktı, gözaltılar yaptı.
Neden? Neden Ankara polisi böyle bir tavır sergiledi? Adalet isteyen insanlara, sorumlular ortaya çıkarılsın hesap sorulsun sloganları atan insanlara ve hayatını kaybeden insanların isimlerini “ Yaşıyor” şeklinde haykıranlara polis neden müdahale etti? Adalet istemek suç mu? Sorumlular ortaya çıkarılsın, hesap sorulsun demek suç mu?
Suç değil elbette. Ancak talimat öyle verilmişti. Ankara’da, olayın gerçekleştiği yerde, olayın üzerinden yedi yıl geçmiş olmasına rağmen tam olarak aydınlatılmaması ya da aydınlatılamamasını bir prestij kaybı olarak gördü herhalde siyasi irade.
Öyle ya olayın üzerinden tam yedi yıl geçmesine rağmen sır perdesini aralamayan ya da aralayamayan siyasi irade için hesap vermek yerine adalet isteyen insanlara müdahale etmek, onları gazlamak, coplamak, gözaltına aldırmak daha cazip geldi.
Unutulmayacak utanç dolu bir müdahale ile bir kez daha hafızalara kazındı AKP. Adalet isteyen, katiller yakalansın hesap sorulsun diyen insanların yerlerde sürüklendiğini, coplandığını, gazlandığını, gözaltına alındığını gördü bütün Türkiye. Toplum hafızası bu görüntüleri asla unutmayacak ve günü geldiğinde de hesabını soracaktır emin olun.
