Kimin Savcısı?

tarafından
268

img017-e1397354309361Kimin Savcısı?

Cumhuriyetin savcısı mı? Cumhurbaşkanının savcısı mı? “Diktatör bozuntusu” söyleminden cumhurbaşkanına karşı alenen hakaret suçu işlendiği kanısına vararak, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında fezleke hazırlamaya çalışan savcıya sormak istiyorum; gerçekten tarafsız, gerçekten yasalara ve ana yasaya bağlı bir savcı mısınız?

Sıradan bir vatandaş olarak bu konuda ciddi bir endişe duymaktayım. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddialarının doğru olduğunu düşünmeye dahası doğru olduğuna yürekten inanmaya başladım.

Biraz araştırma yaptığımda “diktatör ve bozuntu” cümlelerinin Türk Dil Kurumu’nun tanımladığı şekliyle herhangi bir hakaret içermediğini gördüm. Söz konusu söylemlerin “ Diktatör bozuntusu” hakaret suçu oluşturup oluşturmadığı konusunda kesin kaynak oluşturacak Türk Dil Kurumu’nun tanımına göre isim olarak diktatör” bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış kimse”, sıfat olarak ise “ zorba” olarak tanımlanmış. Bu sözlerin neresi hakaret? Bugün halkın yüzde ellisi belki de daha fazlası Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı fikirde; gerek cumhurbaşkanının, gerekse hükümetin gereğinden çok fazla yetki sahibi olduğunu gittikçe denetlenemez, kontrol edilemez, dokunulamaz noktasına doğru hızla yol aldıklarını düşünmektedir.

“Bozuntu “ söyleminin Türk Dil Kurumu’ndaki tanımı ise “Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey” olarak yapılmış. Her iki cümleyi tek tek incelediğimizde de, birlikte incelediğimizde de herhangi bir hakaret anlamı içermemektedir. Öyleyse bu savcımız nasıl oluyor da bu sözlerden “alenen hakaret” anlamı çıkarıyor.

Bu kadar ince ve hassas düşünen savcımız neden “ cumhuriyetin kurucu felsefesine “ açıkça saldıranlar hakkında soruşturma başlatmıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucularına ve ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye açıkça hakaret edilirken, iftiralar atılırken neden aynı hassasiyeti göstermiyor? Anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini açıkça tartışmaya açarak, düşünce belirtmek suretiyle kamuoyunu yönlendirmeye çalışan, mevcut parlamenter sistemi alenen ortadan kaldırmaya teşebbüs eden AKP Hükümeti, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında neden soruşturma başlatmıyor. Hukuksa hukuk, yasaysa yasa, anayasaysa anayasa. Hükümler gayet açık. Böylesine alenen yasal ve anayasal suç işleyen AKP Hükümetini, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sadece seyreden savcı ; “ diktatör bozuntusu “ söyleminden “ cumhurbaşkanına aleni hakaret” suçu çıkararak Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında fezleke düzenlemek istiyor; peh,peh,peh…  Adına da kamu adına düzenlenen iddianame denilecek değil mi? Öyle ya. Savcılar kamu adına soruşturma açar, iddianame düzenler, mütalaa verir. Yani benim adıma, senin adına. Yok, arkadaş ben böyle bir soruşturmayı da kabul etmiyorum, böyle bir iddianameyi de, böyle bir mütalaayı da…