Bu da neyin nesi?

tarafından
293

img017-e1397354309361Bu da neyin nesi?

HDP’nin Van Milletvekili Leyla Zana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme talebinde bulunmuş.  Recep Tayyip Erdoğan’da görüşme için randevu verebileceği izlenimi yaratmış.

Ne var bunda diyenlere “ çok şey var bunda” diyorum. Öncelikle böyle bir haberin kamuoyuna açıklanması sırasında görüşme talebinin konusunun ne olduğu hakkında da açıklama yapılması gerekirdi. Öyle ya Leyla Zana, hangi konuda, neden görüşmek istiyor? 2016 tesettür modası hakkında mı, bu yıl güzellik kraliçesi kimin seçileceği konusunda mı, yoksa Leyla Zana’nın kendi deyimiyle Kürt sorunu ile güneydoğudaki özyönetim ilanları sonrasında yaşanan devlet katliamları hakkında mı? Hangisi? Konuyu taraflardan birisi açıklamadığına göre tahmin etmeye çalışalım.

2016 tesettür modası mı? Sanmam Leyla Zana ilgilenmez. Bu yıl güzellik kraliçesi kim olabilir konusunda olsa Emine Erdoğan izin vermez. Üçüncü seçenek de olasılık dışı. Nedenine gelince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de Kürt sorunu olmadığını açıkladı(!) Güneydoğuda ilan edilen özyönetimler sonrası Leyla Zana’nın deyimiyle” yaşanan devlet katliamları” asla olamaz. Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu ifadeleri kullanan akademisyenleri terörist destekçisi karanlıklar olarak ilan etti. Üstelikte terör örgütü ile terör örgütü uzantısı siyasi partiler ile ( kimi kast ettiğini herkes biliyor),terörist unsurlara destek olanlar ile asla görüşme olmayacak, o iş bitti dedi.  Eee geriye ne kaldı? Tavla ya da pişpirik oynamak için randevu istemedi herhâlde?

Leyla Zana  ,8 Aralık 1994’de milletvekili olduğu dönemde, terör örgütü  (PKK) üyesi olduğu gerekçesiyle yargılanarak mahkum olması sonucu , 14 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan; 1 Kasım 2015 genel seçimiyle de milletvekili sıralarına yeniden oturan; üstelikte henüz milletvekili yeminini yemin metninde bulunan “büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim” ifadelerini beğenmediği için yapmamış birisi.

Şimdi düşünelim; Leyla Zana’nın görüşme talebinin konusunu az çok tahmin ettiğimizi kabul edelim. Bu konunun asıl muhatabı başbakan olmasına rağmen neden cumhurbaşkanı ile görüşmek istiyor? Geçmişte tüm milliyetçi anlayış ve inanışları ayaklar altına aldık diyen, Bugün ise milliyetçilik söylemleri ile ülkeyi adeta kan gölüne döndürmüş bir Recep Tayyip Erdoğan” Ey Leyla Zana sen önce meclise git milletvekili yeminini yap, sonra muhatabım ol” demiyor?

Bu adımlar yeni anayasa daha doğrusu “ başkanlık anayasası “ için atılan karşılıklı jest adımları olmasın. Leyla Zana başbakan dururken, cumhurbaşkanını muhatap almak isterken “ başkanlık anayasası için uzlaşı mesajı” vermek istiyor olmasın? Recep Tayyip Erdoğan randevuyu kabul ederek “ hah işte şöyle yola gelin” demek istemiş olmasın? Bütün bunlar mümkün. HDP ve Recep Tayyip Erdoğan uzlaşı noktası arıyor olabilir.

Peki, PKK ile daha önce sağladıkları uzlaşıları, önceleri reddetmelerine rağmen sonradan sonraya barış görüşmeleri olarak kamuoyuna açıklayan AKP, böyle bir arayışı “ büyük barış ve huzur “ söylemleri altında kamuoyuna neden sunmuyor?

Bunu yapamazlar. Çünkü AKP ile açıktan anlaşarak başkanlık sistemine onay verecek HDP’yi Kürt halkı da, HDP’ye oy veren çevreler de asla af etmez. Aynı şey AKP içinde geçerli; HDP ile anlaşarak atacakları her adımda seçmen desteğini kaybederler.

İşte bunun için gizli kapaklı pazarlıklar yaparak ( eskiden olduğu gibi) , kamuoyuna başka görüntüler vermek zorundalar. Bugün olduğu gibi…  Olanları dikkatle izlerseniz, olayların hiçte yabancısı olmadığınızı görürsünüz.  Biraz daha dikkat…