Vatan millet aşkına…

tarafından
5000

Kimine göre suç örgütü lideri, kimine göre derin devletin adamı. Kimine göre ülkeyi karıştırmaya çalışan bir vatan haini. Kimine göre de kahraman.

Evet, yayınladığı youtube vidolarıyla bir an da ülke gündemine düşen Sedat Peker’den bahsediyorum. Başlangıçta yayınladığı videolarla pek de ciddiye alınmayan Sedat Peker artık bir fenomen, yayınladığı her video bir öncekinden daha fazla izleyici topluyor.

Aslına bakarsanız bilinmeyen şeyleri söylemiyor, yıllardır birçok insanın bildiği, anlatmaya çalıştığı kirli ilişkileri, karanlık cinayetleri, uyuşturucu ticareti baronlarını, terör kışkırtıcılarını ve bu işlerin üzerinden para kazanan insanların sadece bir kısmını anlatıyor. Birilerini deşifre ediyor, birilerine daha doğrusu birisine “Bana sahip çık, daha ileri gideceğim” mesajı veriyor. İşin sonu nereye varacak doğrusu herkes gibi kendisi de merak ediyor.

Yayınladığı yedinci videoda uyuşturucu trafiğini organize eden bir şahıstan, Uğur Mumcu cinayetinin azmettiricilerinden, terör üzerinden büyük paralar kazanan şahıslardan bahsetti. İsimlerini burada yazmayacağım; çünkü sadece bir iddia. Zaten videoyu izleyen herkes de bu kişilerin kimler olduğunu biliyor.

İddialar bir ülkeyi ayağa kaldırmaya yeter de artar bile. Hedefteki Bakan Süleyman Soylu ise istifa etmiyor ” Görevden alınmam bir gece yarısı kararnamesine bakar” diyerek topu Cumhurbaşkanına atıyor. San ki o da birisine ya da birilerine mesaj vermek istiyor gibi.  

Kafalar karışık, adı geçen kişiler bugünün içişleri bakanı, önceki dönemin içişleri bakanı, önceki dönem başbakanın oğlu, önceki dönem MİT Müsteşarı yani devletin en üst noktasındaki kişiler. Bu hesaplaşmada çok insanın canı yanacak gibi görülüyor ve tabii ki arada masum insanların da canı yanacak. Kumpaslar, tezgâhlar gırla gidecek.

Devletin en üst noktasından müdahale gereken böyle bir durumda, devletin en üst noktasındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olayları herkes gibi sadece izliyor. Oysa bu iddiaların araştırılmasını, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamak onun görevi. Devletin onurunu, şerefini, itibarını korumak onun görevi.

Dünyada bir örneği var mı böyle bir şeyin? Birisi çıkacak önceki dönem içişleri bakanını, bugünkü dönem içişleri bakanını, önceki dönem Mit müsteşarını,  önceki dönem başbakanın oğlunu suçlayacak içişleri bakanını” Boynuna köpek tasması takıp, sokaklarda gezdireceğim “diyerek tehdit edecek Cumhurbaşkanı gelişen bunca olaya rağmen sessizliğini koruyacak, devleti bu durumlara düşürenlerden hesap sorulması için harekete geçmeyecek.  Olmaz böyle şey!

Bizzat Cumhurbaşkanı çıkıp halka güvence vermeli. “ Kimse merak etmesin, gerçeklerin üzerini kimse örtemez, bu iddiaların savcısı ben olacağım” demeli. Böylece geçmişte savcısı olduğu iddiaların mahcubiyetinden de kurtulmuş olur.

Aksi mi? Yani seyirci kalmaya devam ederse ne mi olur? Ne olacak o zaman bu halk hesap sorulması gerekenlerden hesap sormayanları, hesap sorulması gerekenlerle birlikte listeye alır. Nasılsa bu sandık halkın önüne eni sonu gelecek…